Loading...

2012 1 30 Bamteli Bir Kere Daha "Emanet"

2,575 views

Loading...

Loading...

Loading...

Rating is available when the video has been rented.
This feature is not available right now. Please try again later.
Published on Feb 25, 2012

Soru:1 )

يَۤا أَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُوا لَا تَخُونُوا اللّٰهَ وَالرَّسُولَ وَتَخُونُۤوا أَمَانَاتِكُمْ وَأَنْتُمْ تَعْلَمُونَ
Ayet-i kerimesinde nazara verilen ve çoğul olarak zikredilen "emanet" ne demektir? "Emanet" kelimesinin muhtevasına neler dahildir? -Soruda zikredilen ayet-i kerimenin meali şöyledir: "Ey iman edenler! Allah'a ve Rasûl-ü Ekrem'e hıyanet etmeyin, bile bile aranızdaki emanetlerinize de hıyanet etmeyin!" (Enfâl, 8/27) Ayette geçen "hıyanet" kelimesi, hâinlik, vefasızlık, itimadı kötüye kullanmak ve sözünde durmayıp oyun etmek manalarına gelir. (00:50) -Arapça'da "güvenmek, korku ve endişeden emin olmak" mânasındaki "emn" masdarından gelen emânet kelimesi, hıyanetin zıt anlamlısı olarak isim şeklinde kullanıldığı gibi, "güvenilir olmak" manasında masdar şeklinde de kullanılır. Ayrıca "emîn bir kimseye koruması için geçici olarak verilen şey" mânasına da gelmekte olup kelimenin bu son kullanılışı daha yaygındır."Mü'min" ism-i şerifi, Cenâb-ı Hakk'ın esma-yı hüsnasından biri olduğu gibi, aynı zamanda O'na inananların da en önemli isimlerindendir. Kur'ân-ı Kerîm'de emanete riayet, müminlerin başlıca meziyetleri arasında zikredilmektedir. Buradaki "Ey iman edenler!" hitabı sayesinde, emanetin imanla alâkasına işarette bulunulmuş ve söze latif bir iltifatla başlanmıştır. (01:20) -Özellikle, إِنَّا عَرَضْنَا اْلأمَانَةَ عَلَى السَّموَاتِ وَاْلأرْضِ وَالْجبَالِ فَأبَيْنَ أَنْ يَحْمِلْنَهَا وَأَشْفَقْنَ مِنْهَا وَحَمَلَهَا اْلإِنْسَانُ إِنَّهُ كَانَ ظَلُومًا جَهُولاً "Biz, emaneti (teşriî açıdan değil, tekvinî zâviyeden) göklere, yere, dağlara teklif ettik de, onlar bunu yüklenmekten çekindiler ve böyle bir sorumluluktan korktular. (Mahiyet ve donanımı itibarıyla) bu emaneti insan üzerine aldı. Doğrusu (pek çoğu itibarıyla) insanoğlu, (bu emanetin hakkını gözetemediğinden), çok zalim ve çok cahil bir hale düştü." mealindeki âyet hakkında çeşitli yorumlar yapılmıştır. Buradaki emanetin "ruhî ve bedenî kabiliyetler, mârifetullah, dinî vecîbeler, okuma yazma, akıl ve düşünme kabiliyeti" gibi anlamlara geldiği ileri sürülmüştür. Bu ayeti, Otuzuncu Söz'e serlehva yapan Üstad Hazretleri de, "Göklerin, zeminin, dağların tahammülünden çekindiği ve korktuğu emanetin müteaddid vücuhundan bir ferdi, bir vechi, «Ene»dir" demiş; belki de sorumluluk cihetiyle en büyük emanetin "ene" namıyla, insanın nefsine takılan benlik olduğunu beyan etmiştir. (03:36)

Loading...

When autoplay is enabled, a suggested video will automatically play next.

Up next


to add this to Watch Later

Add to

Loading playlists...