ITRÎ_ Rast Destan/ Epic in maqam Rast
Poem/Şiir: YAHYÂ KEMAL Beyatlı
Composer/Bestekâr: CİNUÇEN TANRIKORUR
Opus/ Beste no. 242 (Washington DC, 4.5.1990)
Beat/ Usûl: Düyek (8/8)
Speaker/Sunucu -- Yusuf Ziya Özkan
Cinuçen Tanrıkorur'un Rast Medhal, şef Erdinç Çelikkol ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Konservatuvar Korosu tarafından İstanbul Cemil Reşit Rey Konser Salonunda "38.nci vefat yıldöneminde Yahyâ Kemal Konseri"nde 2 Kasım 1996'da icra edildi. Bu konser bestekâr Cinuçen Tanrıkorur'un besteceliğinin 45.nci yılında yapılan ilk konseriydi.
The famous Turkish poet Yahya Kemal had tremendous admiration for Turkish classical music and he considered ITRI (1640?- 1711) to be its greatest composer. Here in this epic-lyric poem. He evaluates Itrî's works, its influence over the Ottoman empire and the sad modern ending to his huge musical legacy. Cinuçen Tanrıkorur was attracted to Yahya Kemal's poetry because of its content and Yahya Kemal's vision of poetry "as a music different from music" which led him to write in harmonious metrics. The poem with its allusions to Itri's "Naat-ı Mevlânâ" and "Nevâ Kâr", gave Tanrıkorur his first opportunities to insert references of "melodic allusions" to these works where they are mentioned in his composition. This performance was made by the conductor-composer Erdinç Çelikkol and his Bursa Mayorship's Conservayory Choir in 1996 at the Cemal Reşit Rey Concert Hall as the opening concert of the celebration of Cinuçen Tanrıkorur's 45th year as a composer.
ITRÎ
Büyük Itrî'ye eskiler derler,
Bizim öz mûsıkîmizin pîri;
O kadar halkı sevk edip yer yer
O şafak vaktinin çihangîri,
Nice bayramların sabah erken,
Göğü, top sesleriyle gürlerken,
Söylemiş saltanatlı Tekbîr'i.
Tâ Budın'den Irâk'a, Mısr'a kadar,
Fethedilmiş uzak diyarlardan,
Vatan üstünde hürr esen rüzgâr,
Ses götürmş bütün baharlardan.
O dehâ öyle toplamış ki bizi,
Yedi yüzyıl süren hikâyemizi
Dinlemiş ihtiyar çınarlardan..
Mûsıkîsinde bir taraftan dîn,
Bir taraftan bütün hayât akmış;
Her taraftan, Boğaz, o şehrâyîn,
Mavi Tunca'yla gür Fırât akmış.
Nice seslerle gök ve yerlerimiz.
Hüznümüz, şevkimiz, zaferlerimiz.
Bize benzer o kâinât akmış..
Çok zaman dinledim "Nevâ-Kâr'ı,
Bir terennüm ki hem geniş, hem şûh;
Dağılırken "Nevâ"nın esrârı,
Başlıyor şark ufuklarında vuzûh.
Mest olup sözlerinde her heceden,
Yola düşmüş birer birer geceden,
Yürüyor fecre elli milyon rûh..
Kıskanıp gizlemiş kazâ ve kader,
Belki binden zıyade bestesini..
Bize mîrâsı kaldı yırmı eser.
"Na't"ıdır en mehîbi, en derîni.
Vâkıâ ney, kudüm gelince dile.
Hızlanan mevlevi semâ'ıyle
Yedi kat arşa çıkmış "Âyîn"i.
O ki bir ihtişamlı dünyâya
Ses ve tel kudretiyle hâkimdi;
Âdetâ benziyor muammâya,
Ulemâmız da bilmiyor kimdi..
O eserler bugün defîne midir?
Ebediyyette bir hazîne midir?
Bir bilen var mı? Nerdeler şimdi?
Öyle bir mûsıkîyi örten ölüm,
Bir tesellî bırakmaz insanda.
Muhtemel görmüyor henüz gönlüm,
Çok saatler geçince hicranda,
Düşülür bir hayâle, zevk alınır:
Belki hâlâ o besteler çalınır,
Gemiler geçmeyen bir ummanda.
_Yahyâ Kemal Beyatlı
***** Didn't like the Double Bass use though.
ubuibiok 3 years ago