Adnan Oktar: Ben Yaratılış Atlası'nın bir yerinde hayvanın plastik modelini kullandım. Bu kişi de, onu böyle heyecanla yakalamış gibi ortaya çıktı, Vatan gazetesi de onu almış, hayvanın niye orijinalini koymamışız da plastik modelini koymuşuz. Kardeşim sen hiç alakası olmadığı halde çizim resimler koyuyorsun ve hiç alakası olmayan resimler koyuyorsun, biz sana bir şey diyor muyuz. Çizim resimlerine. Plastik modeli ile canlı resmi aynı olduğuna göre, keyif benim değil mi, istediğimi koyarım tabiki.
Sunucu: Burada ince bir ayrıntı da var aslında tartışmayı kabul etmeyip de adım adım takip söz konusu. Öyle bir ayrıntıyı bulabilmesi için hepsini bir okuması gerekiyor.
Adnan Oktar: Diyordur o, bu kitabı yazan kişiyle ben nasıl tartışayım? Çünkü on sayfasına bile cevap veremez. 5 sayfasına bile cevap veremez. Ben şimdi yine 4., 5. ciltlerini hazırlıyorum kitabın, orada da mesela kurbağaların plastik modellerini kullandım. O bir orijinal görünüm sağlar, bir hoşluktur onun içinde bir espri var. Mesela ben bu kişinin bu oltaya takılmasını sağlamış oldum. Tek eleştirdiği konu bu. Ben özellikle de oltalı yaptım. Ortasında olta var bir tane, olta görülüyor açıkça. Oltalı koydum böceği, o oltaya takıldı. Şimdi her yerde anlatıyor, bakın oltalı böcek diye.
Bir tane bile ara geçiş formu gösteremeyen evrimci güruh, cizim resimler ve hayallerle insanları kandırmaya calışıyor. Buradaki aldatmacayı gözler önüne sermek için canlıların plastik modellerini kullanan Sayın Adnan Oktar'a bu ince espiri için tebrik ediyorum.
klamentaki 6 months ago