FETHULLAH GÜLEN AÇILIM İÇİN HANGİ KATOLİK CEMAATİNİ REFERANS ALDI?
Tam bir ay önce Polonyanın Krakow kentinde Dinler ve İnançlar Arası Diyalog başlıklı bir toplantı gerçekleştirildi. Dinlerarası diyalog deyince hemen akla Fethullah Gülen cemaati geliyor haliyle. Ama bu toplantı Katoliklerin Fethullah Gülen cemaati olarak kabul edilen SantEdigio tarafından düzenlenmişti.
Yahudi, Budist, Hıristiyan, Brahmanist 400 civarındaki ismin bir araya geldiği ve 3 gün süren toplantılarda Türkiyeden de iki isim yer aldı. Diyalog meselesinin Türkiyedeki resmi temsilcisi Fethullah Gülen cemaatine bağlı Gazeteciler ve Yazarlar Birliği Başkan Yardımcısı Cemal Uşak bu isimlerden ilkiydi. Aynı zamanda cemaatin Kültürlerarası Diyalog Platformu Genel Sekreteri de olan Cemal Uşakın yanında yer alan diğer isim de, Bilgi Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Niyazi Öktemdi. Öktem yine cemaatin Kültürlerarası Diyalog Platformunun da başkanlığını yürütüyor.
Fethullah Gülen cemaati ile Katoliklerin SantEdigio cemaati arasında ciddi benzerlikler bulunuyor. Özellikle de Türkiyenin Kürt açılımıyla girdiği yeni süreçte Fethullah Gülenin Katolik bir cemaati nasıl referans aldığının ayrıntılarını aktaracağız şimdi.
Ama önce bu Katolik cemaati tanıyalım.
SantEgidio cemaati 1968 yılında kurulmuş. Cemaatin Fethullah Güleni ise Katolik bir tarihçi olan Andrea Riccardi. Henüz bir üniversite öğrencisi iken kurduğu cemaatinin bugün 50 bin üyesi bulunuyor. Riccardi de yine Gülen gibi söylem itibariyle mütevaziliği, gösterişten uzak durmayı şiar edinmiş!
Bu Katolik cemaat her yıl dinlerarası diyalog toplantıları düzenliyor. Bu seneki toplantının ise özel bir önemi vardı. Yahudiler, Çingeneler ve Polonyalıların Naziler tarafından katledildiği Auschwitz ve Birkenau kamplarına çok yakın bir noktada bulunan Krakowda toplanmıştı.
SantEdigio tıpkı Fethullah Gülen cemaati gibi hizmet amaçlı faaliyetleriyle dikkat çekiyor. Yine Gülen cemaati gibi uluslar arası çalışmalarıyla 70 civarında ülkede etkinlik gösteriyor.
SantEdigio cemaatinin önemli bir yönü de birtakım çatışma ortamlarında arabulucu olarak işler yapması. Mesela Mozambikte 13 yıl süren iç savaşın 1992 yılında sona erdirilmesi sürecinde İtalyan "Community of SantEgidio" adlı cemaat taraflar arasında arabuluculuk yapmış. Renamo isimli gerilla örgütüyle Mozambik Hükümeti ileri gelenlerini Romada buluşturup barış antlaşmasının imzalanmasını sağlayan cemaat, aynı çalışmaları Burundi ve Cezayirde de yapmış.
Fethullah Gülen cemaatiyle SantEdigio arasında ciddi bir dayanışma da var. Gülen cemaatinin düzenlediği bazı toplantılara bu katolik cemaatinden de temsilciler katılmıştı.
SantEdigio isimli Katolik cemaati dini misyonun dışında dünyada etnik temelli çatışma alanlarında uzlaştırıcı, arabulucu rolüyle sivil toplum örgütü olarak da muamele görüyor.
SantEdigionun Krakowdaki toplantısına katılan Prof. Dr. Niyazi Öktem, Star Gazetesinin geçtiğimiz Pazar günkü Açık Görüş ekinde, SantEdigio ile Fethullah Gülen cemaati arasındaki benzerlikleri yazdı. Hem de Krakowdaki toplantıdan izlenimlerini aktardı.
Yazısının son bölümünde ise Fethullah Gülen cemaatinin yeni misyonunu açıkladı. Öktem, G. Amerikaya kadar giden, eğitim ve diyalog olgusu üzerinde duran, yoksullukla, açlıkla mücadele veren Gülen Hareketinin zamanla Mozambik ve Burundide olduğu gibi barış görüşmelerine aracı olma aşamalarına gelmesi kimseyi şaşırtmasın. dedi.
Peki Kürt açılımıyla birlikte özellikle sürecin kilidini açacak PKK meselesinde Fethullah Gülen cemaati SantEdigio gibi bir rol üstlenir mi?
Daha geçen seneye kadar PKK ile Gülen cemaati arasındaki çatışma bugünlerde yerini barış ortamına bırakmış durumda zaten. Öcalanın İmralıdan Gülene gönderdiği saygı mesajı bunun en iyi göstergesi.
Cemaatin dinlerarası diyalogdan sonra şimdi de yeni bir misyon üstlendiğini görüyoruz. Bakalım PKK ile uzlaşma meselesinde cemaatin yeni misyonu devreye girecek mi?
Tutkun Akbaş
Odatv.com
http://www.odatv.com/Siyaset/fethullah_gulen_acilim_icin_hangi_katolik_cemaat...
Herkes kelime-i tevhid-i esas alarak çevresine bakışını yeniden gözden geçirmeli ve ıslah etmelidir. Hatta kelime-i tevhidin ikinci bölümünü, yani 'Muhammed Allah'ın Resulüdür' kısmını söylemeksizin sadece ilk kısmını ikrar eden kimselere rahmet ve merhamet bakışıyla bakmalıdır"(küresel barışa doğru kozadan kelebeğe gazeteciler ve yazarlar vakfı yayınları sayfa 131 M.Fethullah GÜLEN
bleda1919 2 months ago
Hz. Peygamber'e sansür
4. sınıf öğrencilerine okutulan Din Kültürü kitabında Kelime-i Tevhid'in anlamı tam açıklanmayarak, açıkça Hz. Peygamber'in Allah'ın resulü olduğu gerçeği saklanıyor. Bu yola neden başvurulduğu Hz. Peygamberin Allah'ın Resulü olduğu gerçeğinden kimlerin rahatsız olduğu ise bilinmezliğini koruyor.
milli gazete 04 -01 2012
bleda1919 2 months ago
Bu bağlamda Said Nursi’nin Haçlı İttifakı’na dair beyan ve yaklaşımları elbette manidardır. İşte onun görüşlerinden biri:
“Misyonerler ve Hıristiyan ruhanileri, hem nurcular çok dikkat etmeleri elzemdir. Çünkü, her halde şimal cereyanı; İslam ve İsevi dininin hücumuna karşı kendini müdafaa etmek fikriyle, İslam ve misyonerlerin ittifaklarını bozmaya çalışacak.” (Emirdağ Lahikası, c. 1, s. 150)...
bleda1919 2 months ago 2