Alert icon
We're changing our privacy policy. This stuff matters.  Learn more  Dismiss

FASL-I ŞÂHÂNE (Son Kısım)

Loading...

Sign in or sign up now!
Alert icon
Upgrade to the latest Flash Player for improved playback performance. Upgrade now or more info.
9,447
Loading...
Alert icon
Sign in or sign up now!
Alert icon

Uploaded by on Oct 17, 2010

AŞIKINDAN SEN NASIL BIKTIN NEDEN ETTİN TELAŞ
(ŞARKI)
Makâm : Uşşâk
Usûl : Curcuna
Bestekâr : Nasib'in Mehmet Yürü
Güftekâr : Ahmet Refik Altınay

Âşıkından sen nasıl bıktın neden ettin telâş
Sızlıyor kalbim gözümden dinmiyor bir lâhza yaş
Durmuyor hiç ıstırâbım bağrıma bassam da taş
Sızlıyor kalbim gözümden dinmiyor bir lâhza yaş

lâhza : gözü açıp kapayıncaya kadar geçen zaman; an
ıstırâp : şiddetli ağrı, sızı; acı, üzüntü, keder

Vezin
FÂİLÂTÜN / FÂİLÂTÜN / FÂİLÂTÜN / FÂİLÜN

YÜRÜ DİLBER YÜRÜ ÖMRÜMÜN VARI
(TÜRKÜ)
Makâm : Uşşâk
Usûl : Sofyân
Kaynak - Derleyen : Cahit Öztelli

Yürü dilber yürü ömrümün vârı
Eridi kalmadı dağların karı (aman)
Amân amân sürmelim amân

(Hey) Kaşlar kara, gözler elâ
Üveyk de gözlere ben yandım (aman)
Amân amân sürmelim amân

(Hey) Günde onbeş kerre gördüğüm yâri
Aylar yıllar geçti de göremez oldum (aman)
Amân amân sürmelim amân

Şu dağın ardında bir top kar idim
Yağmur yağdı güneş vurdu eridim (aman)
Amân amân sürmelim amân

(Hey) Evvel yârin sevgilisi ben idim
Şimdi uzaklardan bakan ben oldum (aman)
Amân amân sürmelim amân

(Hey) Kaşlar kara, gözler elâ
Üveyk de gözlere ben yandım (aman)
Amân amân sürmelim amân

vâr : elde olan şey; para, mal, servet
sürmeli : (göz için) kirpik dipleri doğuştan koyu renkte olan veya sürme çekilmiş olan
elâ : gözde sarıya çalan açık kestane rengi
yâr : âşık olunan kişi, sevgili

SİYAH EBRULERİN DURUBEN ÇATMA
(ŞARKI)
Makâm : Uşşâk
Usûl : Aksak
Bestekâr : Lem'i Atlı
Güftekâr : Kul Mehmet

Siyâh ebrûlerin durûben çatma
Gamzen oklarını âşıka atma
Sana gönül verdim beni ağlatma
Benim gözüm nûru gönlüm sürûru

Öğüttür verdiğim tut benim sözüm
Severim demeye tutmadı yüzüm
Âh efendim benim a iki gözüm
Benim gözüm nûru gönlüm sürûru

Yemeden içmeden küllî beriyim
Senden ayrılalı cansız diriyim
Sînem üstünde bir kuru deriyim
Benim gözüm nûru gönlüm sürûru

ebrû : kaş
durûb : döğmeler, vurmalar, darplar
gamze : süzgün, sitemli bakış
göz nûru : ince, değerli bir iş ortaya çıkarmak için gözleri çokça yorarak harcanan emek
sürûr : sevinç, kıvanç
küllî : bütün, genel; çok, fazla
sîne : göğüs; gönül, yürek, kalp

ARAP SÂZ SEMÂÎSİ
Makâm : Beyâtî
Usûl : Aksak Semâî
Bestekâr : Mısırlı İbrahim Efendi

ŞEF
Coşkun Erdem

HÂNENDELER
Müzeyyen Senar
Kasım İnaltekin
Nurettin Çelik
Sevim Alakuş
Haluk Tatlıses
Selver Göçebe

KEMAN
Özer Altın
Cahit Ünyaylar
Fikret Karahan
Cavit Deringöl
Mustafa Kavalalı
Ercan İzgi

KANUN
Coşkun Erdem

KLARNET
Mustafa Kandıralı
Türkan Kandıralı

UD
Selahattin Erköse

VİYOLONSEL
Tuncay Erköse

PİYANO
Bilen Yıldırır

FLÜT
Ulaş Dertsiz

RİTM
Güngör Hoşses
İsmet Uraş
Mithat Ateşli
ve
Hüseyin İleri

  • likes, 0 dislikes

Link to this comment:

Share to:
see all

All Comments (0)

Sign In or Sign Up now to post a comment!
Loading...

Alert icon
0 / 00Unsaved Playlist Return to active list
    1. Your queue is empty. Add videos to your queue using this button:
      or sign in to load a different list.
    Loading...Loading...Saving...
    • Clear all videos from this list
    • Learn more