Küresel ısınmanın önlenmesi için hazırlanan ilk uluslararası belge olan Birleşmiş Millletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (The United Nations Framework Convention on Climate Change - UNFCCC) 1992'de Rio'da yapılan Yeryüzü Zirvesi sırasında imzaya açıldı ve 21 Mart 1994'de yürürlüğe girdi. Küresel ısınmanın önlenmesi için sera gazlarının sınırlandırılmasını öngören bu çerçeve anlaşma herhangi bir bağlayıcı indirim hedefi belirlemiyordu.
UNFCCC'nin yürürlüğe girmesinin ardından her yıl toplanmaya başlayan taraflar konferanslarının (COP) Japonya'nın Kyoto kentinde yapılan üçüncüsünde, bu çerçeve sözleşmenin eki olma niteliği taşıyan Kyoto Protokolü kabul edildi.
Kyoto Protokolü, taraf olan sanayileşmiş ülkelere, 2008-2012 yılları arasında 1990 seviyesine göre belirli bir sera gazı indirim hedefine ulaşmayı şart koşar. Ortalama %5,2 olan bu indirim hedefi ülkelere göre değişir. En yüksek hedefe sahip Avrupa Birliği, %8'lik sera gazı indirim hedefini kabul etmiştir.
Kyoto Protokolü'nde, çerçeve sözleşmede (UNFCCC) Ek-1, protokolde ise Ek-B ülkesi olarak yer alan OECD ve geçiş ekonomisi ülkelerinin (eski Doğu Bloku ülkeleri) yümlülük altında olması gerekir. Ancak bu ülkelerden tüm dünya sera gazı emisyonlarının %25'inden tek başına sorumlu olan ABD'nin ve %1,5'luk paya sahip Avustralya'nın imzalamaması nedeniyle daha yürürlüğe girmeden büyük yara almıştır.
Kyoto Protokolü, bilim insanlarının küresel ısınmayı önlemek için gerekli olduğunu açıkladıkları düzeyin (2030'a kadar %60, 2050'ye kadar %80-95) çok çok altında indirim hedefleri koymaktadır. Üstelik sorumlu ülkeler bu hedeflere ulaşmak için gereken önlemleri bile almamaktadırlar. Dolayısıyla sadece bu anlaşmanın küresel ısınmayı durdurmak veya yavaşlatmak için işe yaraması beklenmemelidir.
Yine de dünya hükümetlerinin acil önlemler almakta bu kadar geciktikleri bir ortamda tek uluslararası müzakere zemini Kyoto Protokolü'dür. Protokolü ABD ve Avustralya'nın yaptığı gibi reddetmek, ağır bir inkar politikasının göstergesidir. Kyoto'yu imzalayan bir ülke olmak, en azından küresel ısınmadaki payını kabul etmenin ve önlem almaya başlamanın ilk adımı olabilir.
helal kardes eline saglik
yurtseven2007 3 years ago
halkı bilinçlendirmeye yönelik bir çalışma emeğinize sağlık.fotoğraflar da çok güzel..teşekkür ederiz
hadibanaeywallah 4 years ago
emegine sağlık kardeşim
mortal1348 4 years ago
emeğinize sağlık.güzel fotoğraflar var.
haham045 4 years ago