RIFAT ILGAZ 80. YAŞ KUTLAMALARI, Aralık 1991, Ankara, Kızılırmak Sinaması,Mümtaz Sevinç Rıfat Ilgaz!ın Komşuluk ve Mıstabey adlı şiirlerini seslendiriyor.
KOMŞULUK
Gördüler tencereye tavaya
Fazlaca işimizin düşmediğini.
Çamaşır gününde öğrendiler
Donuma gömleğime kadar.
Lâf oldu, soğuk günlerde
Yatakta roman okuduğum.
Hele sülalemizdeki sadelik
Gitmedi hiçkimsenin hoşuna
Ne olacaktı
Yedi atası devletli olmazdı ya
Bodrum katındaki kiracının.
Rıfat Ilgaz
Mıstabey
Kaşın gözün mü oynuyor,
A Mıstabey,
Bana mı öyle geliyor ?
Nevrin döndü, süzülüverdin.
Gözümüz yok işlerin yolunda doğrusu,
Çıkmadı senin gibisi Safranbolu'dan
Bugüne bugün
İki fırın sahibisin,
Senin düşünmek neyine ?
Haramiler mi çevirdi kervanını,
Gemilerin mi battı Karadeniz'de ?
Hele bak,
Fiy yemiş güvercin gibisin.
Senin ne derdin olur, a Mıstabey,
Ceza kestilerse Çemberlitaş'taki fırına,
Hacı ne güne duruyor tezgahta,
Bilirsin postu vermez ele...
Hele düşündüğün şeye bak,
İpe çekmezler ya adamı
Ekmeğe kul karıştırdı diye;
Şükür bulduğumuza bu kadar...
Yoksa küreğin sapı yüzünden
Başı belaya mı girdi
Saraçhane'deki Rıza'nın ?
Kolay değil fırın işletmesi
Cadde üstünde...
Kesersin bir karış küreğin ucundan
Olur biter...
Rıza mı çekecek eziyeti,
Çeksin kerata,
Şeytan azapta gerek...
Bunlar gelir geçer, Mıstabey,
Üzülmeye değmez.
Çok düşkündün havadise eskiden,
Kaçırmazdın ajansları...
ne meydan muharebeleri vermedin,
Şu kahvenin ortasında,
Moskova'yı kaç kere feşettin.
Sana ne oldu bugünlerde
Radyoya kulak vermez oldun.
Seninkiler ne hale gelmişler
Taşı toprağı toplamışlar Bulgarya'dan
Bırakmışlar Varşova'yı geride,
topyekün kaçıyorlarmış!
Boş oturmamışlar Mıstabey
Ne fırınlar yapmış herifçioğulları
Senin fırınlar halt etmiş yanında,
Kapısından girilir
Bacasından çıkılırmış...
Yaşamadı Mıstabey,
Sana dokunmayana yılan
Bin yıl yaşamadı!
Ne o dalıp gittin, Mıstabey,
Nargilen kül bağlamış!
Neden yorgunsun böyle,
Neden kulakların böyle düşük ?
Boş durduğun yok anlaşılan!
Ne parçalar geldi geçti elinden
Bu karne çıkalı;
Sonunda düştün mü bu çirkefe ?
Sen ne dersen de, Mıstabey,
yaşın kemalini bulmuş,
Bu senin dişine göre değil!
Ama huy çıkar mı can çıkmayınca!
Sakar öküz titretirken kuyruğu
Varıp başucuna sormuşlar,
Nedir son sözün diye;
Deri mi yüzün de demiş, atıverin
Sarı ineğin üstüne...
Biliriz eski kulağı kesiklerdensin,
Ne söylesek fayda yok,
Arpadan olacak anlaşılan
Atın ölümü!
Hem düşün, Mıstabey,
Sen evli barklı adamsın,
Dile düştün mü Safranbolu'da
İki paralık olur itibarın!
Hani ahbapların ağzında
Bakla da ıslanmaz oldu.
İt değil ki kapatasın ekmekle
Şunun bunun çenesini.
Söz de ele vermişsin sakalı,
Doyurmuşsun gözünü
kürkten bilezikten yana
Şimdi de tutturmuş haspamız
Başımı sokacak ev isterim diye...
Tutkunsun, vereceksin ister istemez;
Gülü seven katlanır dikenine...
Ne yapalım,
Taş attın da kolun mu yoruldu ,
Bağışla gitsin Fatih'tekini!
Amaaaan, Mıstabey,
Bunlar kara kara düşünmeye değmez,
Tazelensin hele nargilen,
Bak keyfine!
Rıfat Ilgaz
Rutkay Aziz'in sesine benzetiyorum rahmetlinin sesini...
sanridegil59 1 year ago
turkiyenin en iyi siir okuyan insani...baris yanlisi gercek bir insan ekleyen arkadasa kizilirmak dolusu tesekkurler....en fazla aradigim ama en az buldugum insandir mumtaz sevinc baba
fidelkartal 3 years ago
turkiyenin en iyi siir okuyan insani...baris yanlisi gercek bir insan ekleyen arkadasa kizilirmak dolusu tesekkurler....en fazla aradigim ama en az buldugum insandir mumtaz sevinc baba
fidelkartal 3 years ago
ne güzel bir Türkçe,
ne güzel bir anlatım!
ruhun şadolsun Rıfat baba
engewal10 4 years ago
tarihe belge olmasi acisindan cok tesekkürler..
hasanabi 4 years ago