Ayrılıklar uyandırmalı kör yüreğimi
cehennem yangınlarından ölmeden çıkrıysa bedenim;
artık benim olmalıyım, benim.
Yeter yüreğimi bir çift gözün ateşine rehin verdiğim.
Ateş artığı değildir karşılığımız.
Pusatını dağ sisinden alan,
firarırını mermisine emanet eden bir namludur bu eşkiya sevda ki;
zulasında asılı durur kefenlediği ölümü.
Ellerinin çeliğine su verilmiştir ta Adem'den beri.
Bilir ve intihar cüretiyle yoklar yüreğinin tetiğini.
Güneşin kızılca kıyametine kuruyan umut dallarını.
Yanacaksa cehennemden beter yanmalı!
Kim anlar ki eşkiyanın sağlamlığını;
özlemin çiseyle yıkanmış şafak değerini kim?
Hani ellerine kuşlar inerdi; karda üşüyen kuşlar...
Bahçen kuş sevinçlerinle inlerdi ay Şahrud.
Eşkiya yüreğime çığ düştü
üşüyorum haa...
aç ellerini.
Geldim mutsuzluğumla Yürek susuzluğumla Koynuna al demiyom
Eşikte koyma beni Koynuna yatır demem Yeter bağışla beni
Aç ellerin gireyim
Sana ömrüm vereyim
Kuruyan dudaklarına
Nefesimi süreyim
Kuruyan dudaklarıma
Nefesini süreyim
Dağlara küs olur mu Bahara yas olur mu İki can bir bedenken
Ayrı yatmak olur mu İki yürek bir canken Ayrı düşmek olur mu
Biliyorum suçluyum
Kentin kirli suyuyum
Sevmesini bilmiyorsam
Geçmişin sonucuyum
Aç kapıyı gireyim
Sana ömrüm vereyim
Kuruyan dudaklarına
Nefesimi süreyim
Kuruyan dudaklarıma
Nefesini süreyim
Seninle başladım, bitsin seninle...
Ve gün be gün, ben seni düşünürüm.
Sen benim herşeyimsin ey sevgili.
Rüzgarlara ezberlettim türkülerimi,
Ben hep uzaklara türkü yazarım
Sılamsın, sevdamsın, sabır taşımsın
Kalemim adından başka ad yazmaz
Bu kütükte başka bir ad okunmaz
Narına nuruna kurban olduğum
Seven sevdiğinden asla yakınmaz
Ben sevda bölüğünde kıdemli bir askerim
Terhis olsam gidecek bir yerim yok
Yüreğimden başka silah taşımam
Bütün adresleri iptal ettim
Benim senden özge gerçek yarim yok.
Sen benim herşeyimsin ey sevgili
Ben rol gereği aşık değilim
Deme bu garibin benimle işi ne...
Aşkım beni teşhir eder, Sesim içime saklanır
Aklanırsa adım, seninle aklanır.
İstersen durmadan adres değiştir,
Gözlerimi bağlasalar da bulurum seni.
Ben, türkülerde tanıdım Fizan'ı, Yemen'i
Anlasam ki sesim sesine değmiştir,
Bütün gemileri yakar gelirim.
Bu bir taahhüttür; sına beni..
En deli rüzgarların önüne sür, bulut-bulut,
Bir yerde yanlış yaparsam adımı unut.
Son kurşunu kendime sıkar gelirim.
Bir et kemik torbası değilim ben
Bir hasar raporu değil yazdığım
Bir aşk mektubudur ey sevgili,
Kızıl-kıyametten önce...
Ve görmek için bakmaya gerek yok
Her dilde güzeldir senin adın
Meydanlar sarsılır sen ortaya çıkınca
Yeter ki görecek göz, göz olsun.
Velhasıl uzun sözlere hiç gerek yok
Dil hicâbından lâl olmalı seni anarken
Ey benim tabibim, tacidarım
Gündönümüdür ben seni bekliyorum
Sustum!
Ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
kendimle konuşuyorum şimdi yalnız...
yalnız yüreğimle dokunuyorum sesime
kimse duymuyor...
sustum!
sustu dudağımdaki şarkı, gözlerimdeki şiir
yaraları yalayan rüzgar
sokaklarında kahrolduğum şehir
gözlerim konuşuyor yalnız...
sustum!
bin ah sürüp dudaklarıma
ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
sustu benimle deniz,
sustu deli dalgalar, sustu martılar...
umutlarımı sarıp rüzgarlara
uzaklara savuruyorum her gece
yıldız yapıp serpiyorum gökyüzüne
kimse görmüyor...
saçı ağarmış hayaller
nemli kirpiklerle
bulutlandığında gözlerim
gökte şimşek olup çakıyorum
kimse görmüyor...
Sustum!
tuz basıp yaralarıma!
sustum...
içinde volkanlar taşıyan bir derviş gibi
yaslanıp yalnızlığın duvarına
gül döküp kalabalıklara
kimsesiz geziyorum gönül ülkemi her gece
kimse bilmiyor..
Yorumlar icin tesekürler birseyler yapmaya calisiyorum begendinize sevindim
Aramada
yitiş
yazin arkadaslar süper Siirler karsiniza cikacak yilmazyalcin kardesimizin seslendirdigi Siirler dinlemenizi isterim...
bitmeliyse 4 years ago