Uluslararası Reklamcılık Derneği Başkanına ve 10. Üniversitelerarası Reklam Yarışması Jüri Üyelerine
Öncelikle derneğinizin her yıl düzenlediği etkinliği ülkemizde düzenlenen reklam yarışmalarından en prestijlisi olarak gördüğümüzü belirterek yazımıza başlamak istiyoruz.
Geçen yıl düzenlenen yarışmanızda dördüncülüğü aldığımızda en mutlu olan ekip belki de bizdik. Bu başarının okulumuza getirdiğimiz ilk başarı olması bizi daha çok mutlu ederken, "artık şeytanın bacağını kırdık" dedik ve seneye (2007) birinci olacağız diye yemin ettik. Sözümüzde de durduk; daha okul açılır açılmaz ekibimizi topladık ve toplantılar yaptık, daha brief gelmeden... Bu yıl farklı hangi konular olabilir diye düşündük beyin jimnastikleri yaptık ve alternatifler üzerinde kafalar yorduk. Çıkabilecek konularla ilgili hazırlıklar dahi yaptık. Nitekim daha brief gelmeden yarışmaya hazırlanmaya başlamış olmamız, bu işi çok fazla ciddiye aldığımızı gösteriyor olabilir. Ancak bugün hata edip etmemiş olma noktasında kafamızda soru işaretleri belirmiş durumda.
Brief elimize ulaştığında konunun basit gibi görünse de aslında zor bir konu olduğu ve diğer ekiplere karşı farkındalık yaratacak iyi bir çalışma yapmamız gerektiği kararını aldık. Öncelikle fikir aşamasında gerçekleşen yoğun toplantılarda, briefin dışına çıkmamamızın gerektiği, hedef kitleyi de iyi analiz ederek onlara yönelik bir dil oluşturmamızın önemini kavrayarak işe koyulduk. Briefte en dikkat çeken üç nokta;
•Hedef kitlenin 5-10 yaş grubu olduğu,
•Kutu sütün vurgulanması gerektiği,
•Reklam filminin neşe dolu, çocuklara hitaben hareketli bir film olması gerektiği, idi.
Bu açık ve bize göre de en çok dikkat edilmesi gereken hususları biz çok ciddiye aldık, alınması gerektiğine de inandık. Ekip arkadaşlarımızla yaptığımız görev paylaşımının ardından işe koyularak tam bir ajans gibi çalışmaya gayret ettik. Geceleri internet üzerinden sabahlara kadar tartışmalar yaptık. Uykusuzluktan derslere giremedik. Tüm bunları yarışmanıza olan ilgimizden ve oradan alacağımız başarıyla kendimizi kanıtlayabilme arzumuzdan yaptık. Hazırlıklara erken başlamamız fikir aşamasını erken bitirmemizi ve görsellere zaman ayırmamızı sağladı. Geriye kalan görselleri, reklam filmini, radyo spotunu okulun stüdyosunda kendi imkanlarımızla günlerce uğraşarak hazırlamaya çalıştık. Reklam filmimizdeki hamurlarımızı kendi imkanlarımızla elde ettik. Jıngle en iyisi olsun diye okulumuzdan müzikle ilgilenen arkadaşımızı saatlerce bu iş için uğraştırdık.
Amacımız hedef kitlemiz olan çocukların ilgisini çekmeye yönelik ayakları yere basan her aşaması birbiriyle uyumlu konsept bir çalışma yapmaktı. Gösterdiğimiz her bilir kişiden de bu tepkileri fazlasıyla aldık. İşimize inandık, kendimize güvendik ve işimizi erken bitirmenin verdiği gururla kampanyamızı yolladık. Sonucu bekledik ve ilk 10 değil, 9'a giremediğimizi öğrendik. Üzüldük, ağladık... Belki de beklentimiz fazlaydı diyerek ve diğer ekiplerin daha iyi işler çıkarmış olabileceğini düşünerek durumu sineye çekmeye karar verdik. Ta ki ilk beş grubu öğrenene kadar.
Şimdi çok merak ediyoruz. Biz nerede hata yaptık ve eksiklerimiz neler? Jüri üyelerimizden tekrar tekrar rica ediyoruz. Lütfen kampanyamızı bir daha inceleyin ya da belki gözden kaçmıştır, kampanya dosyamıza bir bakın ve bize eksik olduğumuz noktaları belirtin. Biz reklamcılığı çok seviyoruz ve reklamcı olmak istiyoruz, eğer bu işi ilk beş gruptan çok daha kötü yaptıysak ya da ilk 9 gruptan, bunu bilelim ve ona göre kendimizi düzeltelim. Biz ilk beş grubu biliyoruz ve inanamıyoruz lütfen siz bizim kafamızdaki soru işaretlerini kaldırın. Lütfen...
Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Ajans Fikirhane
ya bu hangi teknikle yapılıyodu? animasyon değil mi? ama nası yapılıyo fotoğraflama gibi bişey mi?
cactus0634 4 years ago
Tekniğin adı "stop motion" tek tek kareleri oluşturup daha sonra birleştirip hızlandırma mantığına dayanıyor.
near80 4 years ago