Upload

Loading icon Loading...

This video is unavailable.

YEMEN TÜRKÜSÜ FON (İlk Kez Orjinal Resimlerle) [Yemen Song] (الدولة العثمانية)

Sign in to YouTube

Sign in with your Google Account (YouTube, Google+, Gmail, Orkut, Picasa, or Chrome) to like OttomanState's video.

Sign in to YouTube

Sign in with your Google Account (YouTube, Google+, Gmail, Orkut, Picasa, or Chrome) to dislike OttomanState's video.

Sign in to YouTube

Sign in with your Google Account (YouTube, Google+, Gmail, Orkut, Picasa, or Chrome) to add OttomanState's video to your playlist.

Uploaded on Dec 20, 2011

http://www.facebook.com/ottomanpictures
OTTOMAN IMPERIAL ARCHIVES
"Thousands of Historic Photos, Pictures, Illustrations, Maps and Documents"

YEMEN TÜRKÜSÜ FON
(Türkünün Yakıldığı Döneme Ait Yemen'deki Osmanlı Askerlerinin Resimleriyle)

Yemen Türküsü'nde anlatılan o yerleri ilk kez göreceksiniz.. Osmanlı Garnizon ve Kaleleri.. İşte Yemen dağlarında huzur bekçiliği yapan şanlı Osmanlı Askerleri..
(The Yemen Song (Yemen Türküsü) is the most popular folk song in Turkey perhaps since 100 years.. Yemen song is a lament about Ottoman soldiers who died in Yemen. Almost all Turks know this song and all Turks loves Yemen with this song.. )

The Yemen Song

There are no clouds on air, why is this smog?
There are no deceased in district, why is this outcry?
Mum, I haven't died yet, why is this groan?

This is Yemen, its rose is grass
Whoever goes there does not return back, I wonder why?
This is Hush (castle), its road is uphill
Whoever goes there does not return back, I wonder why?

There is the voice of troops in front of quarters
Look inside his haversack, what he has?
He has a couple of shoe and a red fez

This is Yemen, its rose is grass
Whoever goes there does not return back, I wonder why?
This is Hush (castle),its road is uphill
Whoever goes there does not return back, I wonder why?

Yemen Türküsü

Havada bulut yok bu ne dumandır,
Mahlede ölüm yok bu ne şivandır,
Şu Yemen elleri ne de yamandır..

Ah o Yemen'dir, gülü çimendir
Giden gelmiyor acep nedendir.
Burası Huş'tur, yolu yokuştur,
Giden gelmiyor acep ne iştir.

Kışlanın önünde redif sesi var,
Bakın çantasında acep nesi var,
Bir çift kundurayla bir de fesi var..

Yemen taşının toprağının kumunun her karışında bir Türk askeri gömülüdür. Yemen'de isyanlar başlayınca Osmanlı Devleti Anadolu'dan asker toplamaya başlar. Anadolu halkı Yemen'e gidenlerin geri dönmeyeceğini iyi bilir. Seferberlikle birlikte analardan, genç kızlardan ağıtlar da yükselmeye başlar. Bu ağıtların arasından kurbanlık koç gibi süzülen genç yiğitler vatan için çarpışmak için gözyaşları ile uğurlanırlar. Burada oluşturulan askerler gruplar halinde limana ulaştırılır. Anadolu'nun değişik yerlerinden gelen askerlerden oluşan taburlar gemilerle Yemen'e doğru yola çıkarlar. Hudeybiye limanına gelen gemilerden askerler karaya çıkarlar. Gemiler açıkta bekletilir. Burada kışla olmadığından asker de geceyi dışarıda geçirir. Yorgun vücutları rutubet dolu bir gece beklemektedir. Hudeybiye'den Sana şehrine varmak için yola çıkılır. Bu yol beş günde kat edilir. Aşırı sıcak altında gerçeklesen uzun bir çöl yolculuğu başlar. Asker ağır elbiseleri ile sıcağın altında çölleri geçerken tükenmeye baslar. Bir çok kayıplar verilir.

Buralarda yapılan seferi gerçekleştirenlerin hatıralarında yolculuk şu şekilde aktarılır: Sana şehri ile Sehare arası yol çok sarp dağlardan, derin vadilerden geçen ve hayvanla altı günde varılan belalı bir yoldur. Dağın eteğine varıldıktan sonra tepeye virajlı yoldan dört, beş saatte çıkılabilir. Hele bu dik dağın eteğine varıncaya kadar geçilen vadiler ve üstünden asılan dik yamaçlı dereler âsî ve şakîlere o kadar müsait yerlerdir ki kayalar arasına saklanan üç beş silahlı bir taburluk kuvveti istediği yerde durdurabilir... Sehare denizden 3000 metre kadar yüksek ve düz kenarlı dağın üstündeki düzlüğe kurulmuş olduğu halde etrafı ayrıca sur ile çevrilmiş askeri bir merkezdir.

Sana'dan hayvanla altı günde gidilirdi. Burası denizden 6000 metre yüksekliktedir. Sana kuşatması Sehara'daki kaleden yönetilirdi. Burası Yemenli imamların sığınağıydı. Dimdik duvar gibi yamaçların arasından korkunç uçurumların kenarından buraya çıkılır, imamın bulunduğu yere ulaşabilmek için 800 metre derinlikten geçmek gerekirdi. Buraya ulaşmak için de küçük kemerli bir köprüden geçilirdi. Yola devam eden insanlar denize düşmüş gibidir. Kuvvet ne kadar çok asker ne kadar fedakar olursa olsun bir arada manevra yapamazlar. Bulunduğu yere saplanıp kalırlar. Keçiden bile çevik Yemen askerleri askerlerimizin üzerine saldırır, askerimizin üzerine kursun ve kaya yağardı. Bu bölgede sel yerine kan aktı demişlerdi bana. Sehara felaketini hiç unutamadık. Seharaya giderken Hus'tan geçilir. Buraya gidenler dönmediler.

  • Category

  • License

    Standard YouTube License

Loading icon Loading...

Loading icon Loading...

Loading icon Loading...

Loading icon Loading...

Ratings have been disabled for this video.
Rating is available when the video has been rented.
This feature is not available right now. Please try again later.

Loading icon Loading...

Advertisement
Loading...
Working...
to add this to Watch Later

Add to