Kütahya Çinisi 5/6 / Kutahya Tiles - Ellerin Türküsü Kanal B

Loading...

Sign in or sign up now!
Alert icon
Upgrade to the latest Flash Player for improved playback performance. Upgrade now or more info.
4,222
Loading...
Alert icon
Sign in or sign up now!
Alert icon

Uploaded by on Aug 23, 2009

Yapım: Ayşe Öksüz Kanal B Turkiye
Kamera: Yusuf Türker
Kurgu: Nehir Şeref
Ustalar: Kamil Serçebay / Sıtkı Olçar / Mehmet Yıldırım / Pembegül / Mehmet Konakçı / Sedat Konakçı
Kütahya
30.Nisan.2006

Sıtkı usta dünyaca ünlü bir çini virtüözü. Virtüöz çünkü; çiniye bir nefes, bir anlam katıyor. Çinideki tarihsel çizgileri günümüze uyarlıyor diyebiliriz. Alışılmışın dışında bir çinici, Sıtkı usta. Kendine has teknikler geliştirmiş çinide. Çiniye olan ilginin artması için geleneksel çizgiyi bozmadan kibarca tutmuş çininin elinden.
Kedileri, kuşları, kaplumbağaları; yarı mat ve mat sır tekniği ile çinide sınır yok diyor adeta usta. Balıkları seviyor Sıtkı usta, üzerinde çiçekler açmış, gülümseyen balıkları.

Sıtkı usta, çiniyle tanışmasını şöyle anlatıyor:"Benim çocukluğumda, Yenimahalle diye bir semtimiz vardı. Orada halam vardı.
Avanoslu Mehmet isminde bir tornacı usta vardı. Avanoslu Mehmet demek, sonradan anladım ki Avanos'dan gelmiş, Kütahya'ya yerleşmiş.
O, çanak çömlekler yaparken, biz de top oynarken; o çıkmaz bir aralıkta, o adamın çamurla oynamasını takip ederdim.
Okul yıllarından sonra; Arkeolojiye, Tarihe de merakımız var, zaten Kütahya'nın her tarafı ören yerleri ve bilhassa da natürel, doğal zenginliği, orman olsunü dere, su zenginliği, doğanın kendi zenginliği var.
Kütahya'daki yaşam tarzında bilhassa, benim çocukluğum döneminde kütahya çiniciliğinde burada bir ivme var, kendi ruhu var;
mahalle aralarında kadınlar oturur bunu çizerler, boyarlar. Zaman içinde de çiniciliğe yavaş yavaş merakım olduğunu hissetmeye başladım. Ama o zamanlar çinici değildim.
Çiniciliğe askerden sonra başladım. İlk önce küçücük bir çini dükkanı açtım. O dönemlerde baktım ki usta ve atölyelere hem sermayem yetmiyor hem gücüm yetişmiyor onlara. Bir de çizdiğim formları veya değişik şeyleri onlara yaptıramadım.
Alışılmışın dışına çıkmıyordu ustalar. Bir de onlara vereceğim sipariş adet ve form olarak, onlara çok az geliyordu, onları doyurmuyor, kifayetsiz geliyordu. Tabi bunları ben sonra sonra özümledim."

Sıtkı usta, balıkları çok seviyor, bunu da şöyle açıklıyor: "Balık, eski kiliselere veya taş binalara, bazı köprü kemerlerine baktığınız zaman balık desenleri vardır. Balık; üremenin simgesi. Tarihten gelen bir sevgisi var.
Biliyor musunuz; Ayasofya'nın kubbesinde figürlerin arasında balık deseni olduğunu ? Pek çok kimse farketmez bunu. Dört tane balığın birbirlerine gelişmiş şekilleri var. Bu aslında dört ana kuvvet doğu-batı-güney ve kuzeyi temsil ediyor. Bana göre dört ana kuvveti temsil ediyor.
Balıkta bilhassa ben, Selçuklu dönemi balıklarını en çok çalışmayı seviyorum figür olarak. Çünkü; Selçuklu döneminde folk-art dediğimiz rahatlık, baskı olmayan bir çalışma, hayat standardı var, o dönemde sanatta mesela; Selçuklu döneminde cami içinde resimleri bulabilirsiniz.
Bir de balık burcuyum. Balığa da gelince bütün dünya insanları balığı seviyor. En önemli etken de balık mahlukat olarak mesela, bir koyun öldüğü zaman kokar ve onun eti yenmez ama balık, bayatlamadan önceki dönemde, ölmüş olduğu dönemde en lezzetli bir form ve yemek olabilir.
Bence balık folk-art'ta üremenin simgesini vurguluyor. Onun için balıklar yapıyoruz"

Sıtkı usta, Kütahya çiniciliği hakkında; "Şimdi Kütahya'da eskiden varolan bir çiniciliğimiz. Klasik ve güzel desenler ama, aynı desenler. Bunlar da, bizim Kütahya çiniciliğimiz; ülkelerin, insanların ve devletlerin ekonomisine göre değişiyor. Dünyada da belki de bu böyle.
ülkelerin ekonomisi geliştiyse; sanat, seramik, herşey gelişiyor. Ekonomisi bağımlıysa bu da zayıflıyor. Günümüz Kütahya çiniciliği, benim kendi araştırmama göre dönem dönem yükselmiştir, dönem dönem düşmüştür, dönem dönem de yayılmıştır.
Dolayısıyla günümüzde çinicilikte pek çok atölyeler mevcut olsa da imitasyon çalışmalar var. Daha güzelleşti, daha gelişti; turistik eşyalar halinde çoğaldı.
Bunun içinde çok kaliteli olan da var, çok kötü çalışmalar da var. Çini, el sanatı olmakla beraber pek çok insan imitasyona devam ediyor.
Bu arada da İznik İbrahim Paşa Sarayı'nda İznik ile ilgili bir sergi açıldı. Dr.Nurhan Atasoy'un çalışmaları ve onların ortaya koyduğu bir olaydı.
Tam o sırada bence, Kütahya'daki desinatör ve desen çalışan ustalar, insanlar desen arayışındaydılar, sıkıştılar. O İznik kitabı da ortaya çıkınca birden tekrar İznik ağırlıklı ama Kütahya el sanatları tekrar açılmaya ve gelişmeye başladı.
Günümüzde de iyi veya kötü devam etmekle beraber diğer il ve ilçelere ve İzniğe kadar tekrar sıçradı." diyor.

  • likes, 0 dislikes

Link to this comment:

Share to:
see all

All Comments (0)

Sign In or Sign Up now to post a comment!
Loading...

Alert icon
0 / 00Unsaved Playlist Return to active list
    1. Your queue is empty. Add videos to your queue using this button:
      or sign in to load a different list.
    Loading...Loading...Saving...
    • Clear all videos from this list
    • Learn more