Ben Kızımın GALATASARAYLI Olmasını İstiyorum.Altaylı'nın Saçmaladığı An...

Loading...

Sign in or sign up now!
Alert icon
Upgrade to the latest Flash Player for improved playback performance. Upgrade now or more info.
197,877
Loading...
Alert icon
Sign in or sign up now!
Alert icon

Uploaded by on Aug 28, 2008

http://www.selamhaber.com/koseyazisi?id=383 Herhangi bir insanın iki politik liderden birini sevip diğerini sevmemesi (bu iki lider kim olursa olsun) normal şartlar altında son derece sıradan sayılabilecek olsa da, her vatandaşın aynı zamanda bir rejim militanı olması gerektiği düşüncesinin hakim olduğu Türkiye'de bu türden tek bir cümle üzerine kıyametler koparılabiliyor. Gösterilen tepkilerin yoğunlaştığı birkaç nokta, Türkiye örneğinin neden böyle farklı bir yapıya sahip olduğunu anlamayı kolaylaştırabilir: 1. Siyasal Rejimin Sevgi-Nefret Üzerine Kurulu Yapısı Türkiye'de siyasal rejim, ilk yıllarından bu yana uygulayageldiği kaba bir politik sosyalizasyon çerçevesinde vatandaşlarını dar bir kalıba sokmayı öngördü. Söz konusu sosyalizasyonun kabalığı, herşeyi sevgi-nefret düzleminde ele almasından (ve dolayısıyla hiçbir felsefi derinliği olmamasından) ileri gelirken, öngörülen kalıbın darlığı ise, gerek alternatif düşüncelere olan düşmanlığa, gerekse resmi kılınan kimi doğrulardan sapmalara karşı gösterilen acımasız tepkilere karşılık geliyordu. Otoriter rejimlerin tipik özellikleri arasında yer alan bu tür uygulamalar, sadece ululanan ve sorgulanması söz konusu olmayan bir Tek Adam kültü hakim kılındığı ölçüde diktatörlük öğeleri de içermeye başlıyordu. Tek Adam'ın herkesçe sevilmesinde, onu sevmeyenlerin ise nefret edilmesi gereken tehditkar iç düşmanlar olarak görülmesinde ifade bulan bu yaklaşımın gri alanlara da tahammülü yoktu. Örneğin, yüce liderin kimi özelliklerini severken, kimi diğerlerini sevmemek, ya da düşmanlarının takdir edilecek yönlerinin de bulunduğunu ifade etmek, söz konusu anlayışın oluşturduğu kült çerçevesinde kabul edilebilir değildi. Bu zihniyet yapısının siyah ve beyaz arasında değerlendirmelere olanak tanımıyor olması, doğru ve yanlış şeklinde ifade bulan etik kodlar yerine, baştan iyi ve kötü olarak tanımlanan ve zihinlere daha çok küçük yaşlarda sevgi ve nefret duygularıyla eşleştirilerek yerleştirilen ezberler doğrultusunda hareket etmesinden ileri geliyor. Söz konusu ezberlerin (yapıları gereği) tartışma kabul etmiyor olmaları nedeniyle, farklı yönde çıkarsamalar da ister istemez infiale neden oluyor. Fatih Altaylı'nın programında yaşanan örnek üzerine yaşanan gelişmeler, bu yönüyle, tartışılmaması ve sorgulanmadan sevilmesi gereken bir lideri 'sevmediğini' söylemeye cesaret edebilmiş olan aykırı bir vatandaşa yönelik şartlı tepkiler olarak da değerlendirilebilir. Özgür toplumlarda hayatın hemen her alanındaki düşünce ve şahıslara yönelik övgü ve yergi örneklerine sıklıkla rastlanıyor ve bu gibi örnekler büyük ölçüde doğal karşılanıyor olmasına rağmen, Mustafa Kemal Atatürk gibi ülkeyi (en az) 13 yıl tek başına yönetmiş ve bu süre zarfında farklı şekillerde değerlendirilmeye fazlasıyla müsait pek çok uygulamaya imza atmış olan bir insanın gerek şahsı gerekse icraatları hakkındaki en küçük seviyede bir aykırı tavrın dahi derhal kovuşturularak yargıya intikal ettiriliyor olması, Türkiye'de hakim olan rejimin niteliği hakkında pek de hoş imalar içermiyor. Gerek Atilla Yayla'nın Atatürk'e (kurgusal bir alıntı yapma şeklinde dahi olsa) 'bu adam' diye referansta bulunmakla suçlanması, gerekse Kemalist uygulamalar çerçevesinde eğitim hakkı elinden alınan bir kızın Atatürk'ü sevmediğini söylemesi üzerine Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı'nın olayı 'Atatürk'e hakaret' olarak algılaması, bu nedenlerden ötürü aynı zihniyetin yansımaları olarak değerlendirilebilir. derinsular.com

Link to this comment:

Share to:
see all

All Comments (322)

Sign In or Sign Up now to post a comment!
  • @buzfatik bu aciklamali oldugu icin daha iyi. yoksa anlaman imkansiz. isin aslina bakarsan bir ayetin 50 sayfa tefsiri vardir ama oralara girmiyelim simdi sen kafani karistirma :)) gercekten merak ediyorsan arastirmani tavsiye ediyorum. gercegi ariyan mutlaka bulur. madem bir yaradana inaniyorsun ozaman ona dua et. seni hak yola ancak o hidayet edebilir. ALLAH hepimizin yardimcisi olsun (4)

  • @buzfatik ama düsünsene diyelim ki sen haklisin. din yok. ozaman ceza ve mükafat da olmamasi lazim. bize neyin iyi neyin kötü oldugunu neyin yasak oldugunu söylemiyen bir ilah bizi hesaba cekerse yakisirmi onun sanina? o nasil bir ilah olur ki? iyi ve kötüyü kim tabir edecek? herkesin bakis acisi farkli. birine göre iyi olan digerine göre kötü. kim belirlicek dogru olani? elbette YARADAN!! sana aciklamali kuran meali olan kurani mecid tefsirli mealini alip okumani tavsiye ediyorum(3)

  • @buzfatik peki o yaradan bizi basi bos mu birakti zannediyorsun? hayir basi bos birakmadi. bize peygamberler gönderdi. kitaplar gönderdi. kuran-i kerim bizim klavuzumuz. kuran-i kerim'den önce baska kitaplar da gönderdi. her devre göre peygamberler gönderdi yeni kanunlar indirdi. son din islamdir. son peygamber hz. muhammed s.a.s ve biz gayba iman ederiz zaten gözümüzle görseydik imtihan olmazdi herkes inanmak mecburiyetinde kalirdi. (2)

  • @buzfatik bir yaradana inaniyor olman güzel. anlaman daha olay olacak insaallah. en basit örnek mesela düsün sen bir sey icat ediyorsun. o aleti senin dedigin gibi kullanmassak bozulur. onun icin sen bir kullanim klavuzu hazirlarsin. bizde ona bakarak ögreniriz. böyle basit bir seyin bile bir kullanim klavuzuna ihtiyaci var. herkes kafasina göre kullanamaz. nasil yaziyorsa öyle olmali. peki bende sana soruyorum simdi... bir yaradan var diyorsun. bizi yaratti dünyaya gönderdi... (1)

  • O halde karşıt olduğunuz insanları yok edin fatih altaylı... kızınız fenerbahçeli olur o zaman... Çağdaşlık bu düşünce midir. Bırak fener Galatasaray kendini ifade etsin. kızın da hangisini tercih edeceğine kendi karar versin.

  • @buzfatik Kuran’ın Allah’ın kelamı olduğunu ispat eden bütün delilleri birden çürütemeyen, meleklerin varlığını inkâr edemez. Ve Kuran’ın Allah’ın kelamı olduğunu ispat eden bütün delilleri birden çürütemeyen, Kuranı inkar edemez.

  • Altayli gercekten sacmalamis. ben avustralyada yasiyorum ve burda turbanli ogretmenlerimiz, doktorlarimiz ve avukatlarimiz var hic de boyle sorunlar yasanmiyor.. elin gavuru problem yaratmiyo bizim turklerin derdi ne anlamiyorum!! yeter artik turbanlilari rahat birakin!!!

  • buzfatik kuranı kerim k-okursan anlarsın durumun cahiikden kaynaklanıyor kuranı kerim hiç değişmemiştir bozulmamıştır 1400 sne önceki kuranı kerime karbon testi yapılmış ve 1400 seneliktir bu günki ile aynıdır neye dayanarak inandığımız agelince okursan sende anlarsın neye dayandığmızı :)

  • adam sacma misaller vermis , cevaplari verecegini hesaba alamamis?! kiz onu yerin dibine sokmus iyide etmis.

  • burası belliki epey dinci kaynıyor,lafını bilenlere bir sorum olucak,bu dünyanın bir yaratanı olduğuna,kuranı kerimde yazan herşeyin tanrıdan aktarılıp hiç değişmeden bugüne kadar gelebildigine,din ile ilgili inandıklarınıza kayıtsız şartsız sorgulamadan nasıl ve neye dayanarak inanıyorsunuz,ben sahsen dinsizim ama deistim yani dinlere inanmam ama yaradana inanırım.evet,buyrun.

Loading...

Alert icon
0 / 00Unsaved Playlist Return to active list
    1. Your queue is empty. Add videos to your queue using this button:
      or sign in to load a different list.
    Loading...Loading...Saving...
    • Clear all videos from this list
    • Learn more