http://de.wikipedia.org/wiki/Sariz
SARIZ
İlçenin tarihi çok eskilere dayanmaktadır. M.Ö. 700'lü yıllara kadar uzanmaktadır. Kilikya, Bizans İmparatorluğu ve beyliklerden Dulkadiroğulları Beyliği hakimiyetinde kalmış olup, Osmanlı İmparatorluğuna Yavuz Sultan Selim döneminde dahil edilmiştir. Adana yöresinde yaşamakta olan Avşar boylarından bir kısmı Sarız yaylalarında göçebe hayatı yaşarken 1840'lı yıllarda yerleşik hayata geçmişlerdir.
Sarız 1946 Tarihinde ilce olarak kurulmuştur bu Tarihe kadar Sarız Kayserinin Pınarbası ilcesine bir Köy olarak bağlıymıs. Sarız ilçesinin içinden geçen Sarız Çayı mevcuttur. Avşarlar çay etrafında biten çimenlere Öz ismi verdiklerinden ve ilkbaharda çay etrafında sarı güzel Çiçekler yetiştiği için Halk dilinde Sarıöz ismiyle söylenerek Sarız ismine dönüştüğü rivayet edilmektedir. Bu isim yörenin genel adı olup, merkezin eski adı Köyyeridir. Son yıllarda okuma oranı hızla artmakta olup dan %98 e kadar çıkmıştır.Ayrıca 1972'de asılan THKO önderi Hüseyin İnan'da buralıdır(1949-1972).
Coğrafi yapısı Sarız ilçesi, il merkezinin doğusunda, 128 km uzaklıkta bulunmaktadır. Coğrafi bakımdan iç anadolu, doğu anadolu ve akdeniz bölgesinin kesiştiği bölümde yer almaktadır. Sarız, Kayseri'nin Tomarza ve Pınarbaşı, Sivas'ın Gürün, Adana'nın Tufanbeyli, Kahramanmaraş'ın Afşin ve Göksun ilçeleri ile çevrilidir. İlçenin yüzölçümü 1410 km² olup, deniz seviyesinden 1530 metre yüksektedir. İlçenin batısı Tahtalı dağları, doğusu Binboğa dağları, kuzeyi ise Soğanlı, Koçdağı ve Maşat dağları ile çevrilidir. İlçe ekonomik ve coğrafi yapı itibariyle tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır.
Sarız ilçesi karasal iklim koşullarını taşımaktadır. İlçede kışları çok soğuk, yağışlı ve çetin geçmekte, yazları kurak ve serindir. 2003 yılında en yüksek hava sıcaklığı ortalama 33 derece, en düşük hava sıcaklığı -24.1 derece olmuştur. İlçenin bitki örtüsü keven, kirpi otu, yabani ayrık otundan ibaret olup, yer yer ardıç, meşe ve kısa boylu fundalık orman örtüsüyle kaplıdır. Dağlarda yoğun erozyon ve toprak derinliğinin azlığı nedeniyle fazla bitki bulunmamaktadır. Başlıca akarsuyu, Seyhan Nehrinin bir kolu olan Sarız Çayıdır.
**************************************** KIRKISRAK KÖYÜ
Kayseri- Sarız ilçesine bağlı olan Kırkısrak köyü tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte,tahminen bundan 200 yıl kadar önce Malatya-Akçadağ ilçesi Kürecik yöresi Harunuşağı köyünden gelenler tarafından kurulmuştur.
Anlatılanlara göre, Harunuşağı köyünde yayla otlatma yüzünden çıkan kavgada karşı taraftan genç ve sevilen Olan isimli birinin öldürülmesi üzerine kavgaya taraf olan 7 aile köyden göçmek zorunda kalmış ve bunlar, o tarihlerde boş olan orta Anadolunun Binboğa dağlarına doğru göç etmiştir.Dedelerimizin bu göçleri ile ilgili olarak başkaca sosyal, siyasal veya tarihsel sebep tespit edilmemiştir.
Harunuşağı'ndan göç edenler önce 1 yıl kadar, Afşin'e bağlı şimdiki adı Dağlıca olan Marabuz köyü yakınlarındaki tarihi kalede kalmışlar ve ertesi yıl Ceyhan ırmağının bir kolu olan ırmağı takip ederek Binboğa dağlarının eteklerindeki Kırkısrak yöresine gelmişler ve Aşağı Köy denilen ve köyün ilk kurulduğu yere yerleşmişler. O tarihlerde oldukça sık ormanlık bir alan olan Kırkısrak köyü civarı ve Binboğa dağları avşar aşireti beylerinden Kahraman Maraş'ta bulunan Hacıbebek'e aitmiş. Bir süre sonra, Kırkısrak'a yerleşenler olduğunu duyan Hacıbebek, Köye gelip onlara vergi vermeleri veya arazinin ortak kullanımı karşılığı burada kalabileceklerini söylemiş, dedelerimiz de bunu kabul ederek köyde kalmışlar. Bilahare köylüler, kendilerine olağan üstü yük getiren vergileri ödeyemeyeceklerini Hacıbebek'e bildirmişler ve vergi ödemeyerek buraya yerleşmişler. Daha sonra ormanlık alanı genişleterek yeni tarlalar açmışlar ve nüfusun çoğalması ile birlikte yeni yerleşim yerleri ve mahalleler kurmuşlar.
gefällt mir sehr gut !
Was ist das genau für ein musikinstrument?
grüße
manguun 10 months ago
@manguun Danke für kommentar.Das Wort „Saz“ stammt aus dem Persischen, Einen sehr wichtigen Platz nimmt die Kurzhals-Bağlama im Alevitentum ein. Sie ist wesentlicher Bestandteil des Versammlungsrituals (Cem), in der unter Verwendung der Bağlama Gedichte (Deyiş) vorgetragen oder gesungen werden, sowie der Semah getanzt wird. Nahezu jeder alevitische Geistliche spielt Bağlama, da es ohne diese nicht möglich ist, den Cem zu leiten...
berxwedan10 10 months ago
ahooo ahoo dehooo kirkisiraklara selam
Kaloarin torunundan slm HAYDAR ÖZKAN
antimassaka 1 year ago
@antimassaka :merhaba haydar,yorumun icin tesekürler,ama taniyamadim seni.Kimin oglusun acaba..herkese selam..Malum asiret büyük tanimaktan zorluk cekiyoruz..
berxwedan10 1 year ago
eyinize ve yüreyinize saglik gardaslar
altisogut 2 years ago
yorumunuz icin tesekürler hemsehrim..sende cok sagol..
berxwedan10 2 years ago