ALLAH İNDİNDE DİN İSLAMDIR
PERIHANX's Channel
Alert iconSubscribed
 
 
Sign in or sign up now!
Hello, you either have JavaScript turned off or an old version of Adobe's Flash Player. Get the latest Flash player.
HADİS-İ ŞERİFLER
Hz MEVLANANIN GÜZEL SÖZLERi
RESULÜLLAHIN "VEDA HUTBESİ"
 
 
Loading...
Loading...
Loading...
Loading...
PERIHANX
Alert iconSubscribed
Loading...
Profile
 
Name:
Perihan
Channel Views:
12,371
Total Upload Views:
35,348
Age:
31
Joined:
Nov 4, 2010
Latest Activity:
1 month ago
Subscribers:
89
DÜNYA HAYATI ALDATICI ZEVKTEN BAŞKA BİR ŞEY DEGİLDİR.

FOR THE LİFE OF THİS WORLD İS NOTHİNG BUT AN ENJOYMENT OF SELF- DELUSİON.

BAKARA 212.- İnkar edenlere, dünya hayatı güzel görünür, onlar, inananlarla alay ederler, oysa, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar kıyamet günü onların üstünde olacaklardır. Allah dilediğini hesabsız şekilde rızıklandırır.

THE COW 212 .-The life of this world is made to seem fair to those who disbelieve, and they mock those who believe, and those who guard (against evil) shall be above them on the day of resurrection; and Allah gives means of subsistence to whom he pleases without measure.

DIE KUH 212 - Das weltliche Leben ist den Ungläubigen schön gemacht, und sie verhöhnen die Gläubigen. Die aber Gott fürchten, werden über ihnen stehen am Tage der Auferstehung; und Allah gibt, wem Er will, ohne zu rechnen.

ALİ İMRAN 14 - Nefsanî arzulara, (özellikle) kadınlara, oğullara, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüşe, salma atlara, sağmal hayvanlara ve ekinlere karşı düşkünlük insanlara çekici kılındı. Bunlar, dünya hayatının geçici menfaatleridir. Halbuki varılacak güzel yer, Allah'ın katındadır.

THE FAMILY OF IMRAN 14 - The love of desires, of women and sons and hoarded treasures of gold and silver and well bred horses and cattle and tilth, is made to seem fair to men; this is the provision of the life of this world; and Allah is He with Whom is the good goal (of life).

DAS HAUS IMRANS 14 - Verschönt ist den Menschen die Liebe zu den Begehrten, Frauen und Kindern und aufgespeicherten Haufen von Gold und Silber und wohlgezüchteten Pferden und Viehherden und Ackerfrucht. Das ist die Versorgung für dieses Leben; doch Allah ist es, bei Dem die schönste Heimstatt ist.

FÂTIR 5 - Ey insanlar! Allah'ın vâdi gerçektir, sakın dünya hayatı sizi aldatmasın ve o aldatıcı (şeytan) da Allah hakkında sizi kandırmasın!

THE ORIGINATOR 5 - O men! surely the promise of Allah is true, therefore let not the life of this world deceive you, and let not the archdeceiver deceive you respecting Allah.

DER SCHÖPFER 5 - O ihr Menschen, traun, die Verheißung Allahs ist wahr, darum laßt das Leben hienieden euch nicht betrügen, und laßt den Betrüger euch nicht betrügen über Allah.

FÂTIR 6 - Çünkü şeytan, sizin düşmanınızdır, siz de onu düşman sayın. O, kendi taraftarlarını ancak ateş ehlinden olmaya çağırır.

THE ORIGINATOR 6 - Surely the Shaitan is your enemy, so take him for an enemy; he only invites his party that they may be inmates of the burning

DER SCHÖPFER 6 - Wahrlich, Satan ist euch ein Feind; so haltet ihn für einen Feind. Er ruft seine Anhänger nur herbei, damit sie Bewohner des flammenden Feuers werden.

FÂTIR 7. İnkâr edenler için şüphesiz çetin bir azap var, iman edip iyi işler yapanlara da mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.

THE ORIGINATOR 7- (As for) those who disbelieve, they shall have a severe punishment, and (as for) those who believe and do good, they shall have forgiveness and a great reward.

DER SCHÖPFER 7 - Denen, die ungläubig sind, wird strenge Strafe. Die aber glauben und gute Werke tun, ihnen wird Verzeihung und großer Lohn.

EN'AM 70 - Dinlerini bir oyuncak ve bir eğlence edinen ve dünya hayatının aldattığı kimseleri (bir tarafa) bırak! Kazandıkları sebebiyle hiçbir nefsin felâkete dûçar olmaması için Kur'an ile nasihat et. O nefis için Allah'tan başka ne dost vardır, ne de şefaatçı. O, bütün varını fidye olarak verse, yine de ondan kabul edilmez. Onlar kazandıkları (günahlar) yüzünden helâke sürüklenmiş kimselerdir. İnkâr ettiklerinden dolayı onlar için kaynar sudan ibaret bir içecek ve elem verici bir azap vardır.

THE CATTLE 70 - And leave those who have taken their religion for a play and an idle sport, and whom this world's life has deceived, and remind (them) thereby lest a soul should be given up to destruction for what it has earned; it shall not have besides Allah any guardian nor an intercessor, and if it should seek to give every compensation, it shall not be accepted from it; these are they who shall be given up to destruction for what they earned; they shall have a drink of boiling water and a painful chastisement because they disbelieved.

DAS VIEH 70 - Laß jene allein, die ihren Glauben als ein Spiel und einen Zeitvertreib nehmen und die das irdische Leben betört hat. Und ermahne (die Menschen) hierdurch, damit nicht eine Seele der Verdammnis anheimfalle für das, was sie begangen hat. Keinen Helfer noch Fürsprecher soll sie haben, es sei denn Allah; und wenn sie auch jegliches Lösegeld bietet, es wird von ihr nicht angenommen werden. Das sind die, welche dem Verderben preisgegeben wurden für ihre eigenen Taten. Ein Trunk siedenden Wassers wird ihr Teil sein und eine schmerzliche Strafe, weil sie ungläubig waren.
About Me:
 
ARAF 51. O kâfirler ki, dinlerini bir eğlence ve oyun edindiler de dünya hayatı onları aldattı. Onlar, bu günleri ile karşılaşacaklarını unuttukları ve âyetlerimizi bile bile inkâr ettikleri gibi biz de bugün onları unuturuz.

THE ELEVATED PLACE 51 - Who take their religion for an idle sport and a play and this life's world deceives them; so today We forsake them, as they neglected the meeting of this day of theirs and as they denied Our communications.

DIE HÖHEN 51. Die ihren Glauben als einen Zeitvertreib und ein Spiel nahmen und die das irdische Leben betörte.» An diesem Tage nun werden Wir sie vergessen, wie sie die Begegnung an diesem ihren Tage vergaßen und wie sie Unsere Zeichen zu leugnen pflegten.

KEHF 45. Onlara şunu da misal göster: Dünya hayatı, gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki, bu su sayesinde yeryüzünün bitkisi (önce gelişip) birbirine karışmış; arkasından rüzgârın savurduğu çerçöp haline gelmiştir. Allah, her şey üzerinde iktidar sahibidir.

THE CAVE 45 - And set forth to them parable of the life of this world: like water which We send down from the cloud so the herbage of the earth becomes tangled on account of it, then it becomes dry broken into pieces which the winds scatter; and Allah is the holder of power over all things.

DIE HÖHLE 45 - Gib ihnen das Gleichnis vom irdischen Leben: Es ist wie das Wasser, das Wir vom Himmel niedersenden, mit dem die Pflanzen der Erde sich sättigen, und dann werden sie dürre Spreu, die der Wind verweht. Allah hat Macht über alle Dinge.

KEHF 46 - Servet ve oğullar, dünya hayatının süsüdür; ölümsüz olan iyi işler ise Rabbinin nezdinde hem sevapça daha hayırlı, hem de ümit bağlamaya daha lâyıktır.

THE CAVE 46 - Wealth and children are an adornment of the life of this world; and the ever-abiding, the good works, are better with your Lord in reward and better in expectation.

DIE HÖHLE 46 - Besitz und Kinder sind Schmuck irdischen Lebens. Die bleibenden guten Werke aber sind lohnender bei deinem Herrn und hoffnungsvoller.

AHKAF 20 - İnkâr edenler ateşe arzolunacakları gün (onlara şöyle denir): Dünyadaki hayatınızda bütün güzel şeylerinizi harcadınız, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı alçaltıcı bir azap göreceksiniz!

TEH SANDHIIL 20 - And on the day when those who disbelieve shall be brought before the fire: You did away with your good things in your life of the world and you enjoyed them for a while, so today you shall be rewarded with the punishment of abasement because you were unjustly proud in the land and because you transgressed.

DIE SANDDÜNEN 20 - Und an dem Tage, wenn die Ungläubigen dem Feuer ausgesetzt werden: «Ihr habt eure guten Dinge im Leben hienieden aufgezehrt, und ihr hattet Genuß daran. Heute nun sollt ihr mit der Strafe der Schmach belohnt werden, weil ihr hoffärtig wart auf Erden ohne alles Recht, und weil ihr Empörer wart.»

İBRAHİM 3 - Dünya hayatını ahirete tercih edenler, Allah yolundan alıkoyanlar ve onun eğriliğini isteyenler var ya, işte onlar (haktan) uzak bir sapıklık içindedirler.

IBRAHIM 3 - (To) those who love this world's life more than the hereafter, and turn away from Allah's path and desire to make it crooked; these are in a great error.

ABRAHAM 3 - Jenen, die das Leben hienieden dem Jenseits vorziehen und abwendig machen von Allahs Pfad und ihn zu krümmen trachten. Sie sind es, die sich im großen Irrtum befinden.
Country:
Luxembourg
Channel Comments
PERIHANX (1 week ago)
Kur'an'ın bu ilkelerine uyarak, "atalarımızın geleneği eğer İslam değilse, bunu Allah'ın dini önüne geçirmeyelim" diyen mü'minleri müşrikler, geçmişi inkar etmek, atalara küfretmek, geçmiş din büyüklerine dil uzatmak, sahabeye saygı göstermemek gibi yalan, yanlış ve iftiralarla karalamaktadırlar. Mesela Ali b. Ebi Talib ve oğulları Hasan ve Hüseyin belirli bir Müslüman zümre tarafından, olması gerekenden daha fazla sevilip(!) sayılmakta, kendi meşreplerinin sembol isimleri olarak kullanılmaktadır. Şimdi Ali, Hasan ve Hüseyin'i kutsamayın, en azından kendi bâtıl dînî görüşlerinizi bu mü'minlere isnad etmeyin diyen kimseler, söz konusu zümre tarafından bilinçli olarak tahkir edilecek, Ali-Hasan ve Hüseyin düşmanlığı yapıldığını iddia edecektir.
PERIHANX (1 week ago)
Kur'an'ın dinde neyi ifade ettiğini tam olarak anlayamayan, belki de Kur'an'a gereği gibi iman etmemiş kimi kişi ve zümreler, Yahudiler'in Mişna ve Talmud'u benzeri birtakım kitapları kendilerine rehber edinerek, Kur'an yerine bu kitapları aziz bilmektedirler. Gerekçeleri ise basittir: Bu kitapların müellifleri Kur'an'ı en iyi anlamış kimselerdir! Ne bizler o üstatlardan daha iyi Kur'an'ı anlayabiliriz, ne de o üstattan daha iyi anlaşılmasına hacet vardır! Şirkin gürültüsü o dereceye varmış ki, Kur'an'ı eline alıp, dininin kaynağı bir kitabı okuyan mü'minler tekfir bile edilebilmektedirler. Aslında 'atalar'a sığınmak, köşeye sıkışmış, söyleyecek hiçbir doğru sözü kalmamış bir insanın, kaçışı, topu taca atmasıdır. Bunu Firavun da yapmıştı. Musa'ya, "Peki, önceki kuşakların hükmü nedir?" (20/Tahâ, 51)
PERIHANX (1 week ago)
derken, Musa'nın, onların cehennemlik olduklarını söylemesini bekliyor, böylece toplum nazarında onu, "bütün geçmiş milletleri inkar etmek" gibi bir 'cürüm'le sıkıştırmak istiyordu. Bugün de, söyleyecek bir hak sözü olmayan müşrikler her başları sıkıştığında, geçmiş kafir önderlerine sığınmakta, 'onları inkar etmek' gibi bir suçla 'suçüstü' yapmak istemektedirler. Buraya kadar anlatmaya çalıştığımız şirk olgusu, Allah'a yapılan bir iftira, büyük bir günah (4/Nisa, 48) ve pek derin bir dalalettir. (4/Nisa, 116). Şirk bir yalandır, zandır, nefislerin aşağılık arzusudur (10/Yunus, 66; 53/Necm, 23) ve sonuç itibariyle büyük bir zulümdür. (31/Lokman, 13). Böyledir çünkü, şirk, Allah'ın, hakkında hiçbir delil indirmediği (6/En'am, 81; 7/A'raf, 33; 30/Rum,35), hiçbir 'bilgi'ye dayanmayan (29/Ankebut, 8; 40/Mü'min, 42) bir yanılsamadır.
PERIHANX (1 week ago)
Allah şirke yol açacak hiçbir vesileye izin vermemiştir. Şirk yanılsamadır, çünkü Allah, mülkünde hiç kimseyi kendi tasarrufuna ortak kılmadığını açıkça beyan ediyorken (17/İsra, 111; 18/Kehf, 26; 25/Furkan, 2), insanların aksini iddia etmeleri hiçbir anlam ifade etmemektedir. Herhangi bir yaratılmışı Allah'a eş koşmak, Allah'a kendi dinini öğretmek, O'na hiç bilmediği bir şeyi bildirmek sayılır. (13/Ra'd, 33). Allah'a ortak kılınan şerikler, 'adlandırılamaz' sanal varlıklardır. (13/Ra'd, 33). Müşrikler şeriklerine nasıl bir isim verebilirler? Allah kendisine 'halik' diyor, peki şeriklere ne denebilir? Şerik olabilmeleri için 'yaratıcı' olabilmeleri gerekmez mi? Peki, kendileri yaratamayan (6/En'am, 14; 7/A'raf, 191; 10/Yunus, 34 v.b.), bilakis yaratılmış nesneler olup, hiç kimseye bir yarar ya da zarar veremeyen (68/Kalem, 41; 7/A'raf, 195),
PERIHANX (1 week ago)
hiç kimseyi hidayete erdiremeyen (10/Yunus, 35) varlıkları Allah'a eş tutmanın ne anlamı olabilir? Nasıl ki "şu dağ altındır" demekle altın olmazsa, "güneş benim malımdır" demekle nasıl öyle olmazsa, bir karıncaya 'fildir' demekle fil olmazsa, herhangi bir puta 'ilahtır' demekle de ilah olmaz. Müşrikler şeriklerine 'büyük', 'ulu', 'yüce', 'aziz' demekle öyle olmazlar. Kur'an'ın, şerikleriniz, sizin taktığınız isimler olmaktan başka bir şey değildir demesinin (7/A'raf, 71; 12/Yusuf, 40; 53/Necm, 23) anlamı budur. Saf insanları dolandırmak için kendine 'büyük bir zengin' süsü veren kişi ne kadar gerçekçiyse, putlar da o kadar tanrıdır...Kur'an, 'doğru söz'den anlamayanlar için bir de, temsîlî anlatımlarla şirkin denâetini tasvir eder: Bir köle düşünün ki, kendi aralarında çekişmeli, nizalı birden fazla efendinin hizmetkarıdır.
PERIHANX (1 week ago)
Diğer birisi de bir tek efendinin kölesidir. (39/Zümer, 29). Bu iki köleden hangisi daha rahat ve huzurludur ? Birden fazla efendinin kölesinin huzurlu olması imkansızdır. Muharref İncil'in, tahrif olmaktan kurtulmuş ayetlerinden biri, Kur'an'ın bu örneğinin aynısıdır: Matta İncili'nin 6. babında denmektedir ki: "Hiç kimse iki efendiye kulluk edemez... Siz Allah'a ve mammona (ekmek=zenginlik) kulluk edemezsiniz !" Kur'an'ın ve İncil'in bu temsilleri karşısında denebilecek hiçbir söz bulunmamaktadır. Bir tek Efendi'ye (Allah'a) kul olmayan insanlar (müşrikler), 'Allah' gibi bir bağdan(!) kurtulduklarını zannedip, o kadar çok efendiye köle olmaktadırlar ki, hayatları tamamen kararmaktadır. En başta kendi hevâ ve heveslerini ilah edinmektedirler. (25/Furkan, 43).
PERIHANX (1 week ago)
Allah'a iman etmenin lezzetini tadamayan putperestler, hayvanî zevklerin, geçici dünya çıkarlarının, dünyaya ait az bir meta'ın kulu kölesi olmakta, sonsuz olduğu dikte ettirilen ihtiyaçlar, yedi başlı ejderha gibi mezara girinceye kadar peşini bırakmamaktadır. Şurası açık bir gerçektir ki, şirk Allah'ı gereği gibi takdir edememektir. Kur'an, müşriklerin Allah'ı gereği gibi takdir edemediklerine dikkat çeker. Çünkü eğer bilselerdi bütün kainat Allah'ın mülküdür. Kıyamet günü bütün yeryüzü Allah'ın tasarrufunda olacak, gökler O'nun sağ eliyle dürülecektir. Allah elbette müşriklerin ortak koşmalarından münezzehtir. (39/Zümer, 67). Allah'ı hakkıyla takdir etmek O'na hiçbir şeyi ortak koşmamayı gerektirirdi. Şeytanın, hevâ ve hevesin kulu olan müşrikler kalıcı hiçbir değer üretemezler. Kayda değer, övgüye layık amelleri olamaz.
PERIHANX (1 week ago)
Hayatları hep bir tenakuz içinde, kalpleri sürekli hasret içinde kalır. Müşriklerin Salih amelleri olamaz. Allah için olduğunu iddia ettikleri amelleri tamamen bir hiçtir. Ellerine hiçbir sevap geçmeyecek, hayrını göremeyeceklerdir. Kur'an yine enfes güzellikte ikinci bir temsille onların amellerini şöyle yargılıyor: "Kim Allah'a ortak koşarsa sanki o, gökten düşüp parçalanmış da kendisini kuşlar kapmış; yahut da rüzgarın kendisini uzak bir yere savurduğu bir nesne gibidir." (22/Hac, 31). Bu mesel, bir hiçliği, dünyada hiçbir hoş sadâ bırakmamayı, hayırla yad edilmemeyi, rüzgarın savurduğu kül gibi (14/İbrahim, 18) tamamen yok olmayı anlatmaktadır. Kısacası Kur'an, müşriklerin amellerine hiçbir değer atfetmez. Bunu bilhassa mescidlerin imarı bağlamında dile getirmesi (9/Tevbe,17) ilgi çekicidir.
PERIHANX (1 week ago)
Bu ayet büyük ihtimalle müşriklerin Mescid-i Haram'ı imar ettikleri, hac mevsiminde hacılara su vermek gibi dînî hizmetleri yaptıklarını bir dindarlık göstergesi olarak öne sürmeleri üzerine nazil olmuştur. Allah ise, kafir olduklarına kendilerinin de şahitlik ettiği müşriklerin, Allah'ın mescidlerini imar etme gibi iddialarının hiçbir anlam taşımadığını yüzlerine vurmuştur. (9/Tevbe, 17). Çünkü Allah'ın mescidlerini ancak, Allah'a ve ahiret gününe iman eden, namazı ikame eden, zekatı veren ve sadece Allah'dan korkan kimseler imar edebilirler. (9/Tevbe, 18). Ancak mü'minlerin amellerinin Allah katında bir değeri olabilir.Şu halde müşriklerin işlerine 'islamî' denemez. Yeryüzünde Allah'a ve Rasulü'ne harp ilan etmiş müşriklerin, dine ve dindarlara hizmet etmek görüntüsündeki icraatlarına itibar edilmez.
PERIHANX (1 week ago)
Müşrikler bir taraftan yeryüzünü kan gölüne çevirir, masum insanların namuslarını haleldar eder, Allah'ın emir buyurduğu tesettürü yasaklama cüretini gösterir, tıpkı Salih Peygamber'e itiraz eden selefleri gibi, "sizin namazınız bizim düzenimizi ortadan kaldıramaz" derken, dine nasıl hizmet edebilirler? Müşriklerin verdikleri iftar yemekleri, birbirlerine Kur'an-ı Mübin'i hediye etmeleri, kendilerine hizmette kusur etmeyeceklerine söz veren dînî vakıf ve derneklere destek çıkmaları, temel atma törenlerinde besmele çekmeleri, seçim meydanlarında 'inşaallah' kelimesini telaffuz etmeleri, arada sırada Cuma namazlarında görünmeleri, halkın kandil gecelerini kutlamaları, fakirlere yardım yapmaları v.d. Tevbe suresinin bu ayetleri mucibince, hiçbir anlam ifade etmemektedir. (6/En'am, 88; 39/Zümer, 65).
Alert icon
Alert icon
Alert icon
Alert icon
Alert icon
Alert icon
0 / 00Unsaved Playlist Return to active list
    1. Your queue is empty. Add videos to your queue using this button:
      or sign in to load a different list.
    Loading...Loading...Saving...
    • Clear all videos from this list
    • Learn more