Seyit'in sorusuna ancak bu sözlerle cevap verebiliyorum. O da aynı sessizliğe bürünüp oturuveriyor yanı başıma. Onun da daha fazla bir şey beklemediğini fark ediyorum. Karanlığın içinde iki sessiz siluet yan yanayız şimdi.
Bu gece konuşmayalım, gülmeyelim, karanlığı yırtmayalım be Seyit!
Bazen konuşmak yerine hissetmek gerekir, değil mi? Seyit gönül defterime yazdıklarımı okuyabiliyor musun, bilemiyorum, ama bu gün yaşadığım, hissettiğim her şey su gibi akıyor karanlığın içine. Bu geceki sohbetimiz sessizce olsun be, seyidim... Sonbaharın ilk yapraklarının dökülmeye başladığı, yeşilin yerini sarıya bırakmaya hazırlandığı bu günlerde hüzne yenilmemek için tüm çabamla direniyorum. Uzak dağlarda yaşayan sevdiklerimin hafızamda kalan görünümlerini sırt çantama yükleyip yürürken, geçtiğim yamaçlarda, bu mevsim üzülmeyeceğim diye fısıldıyorum kendi kendime. Ancak Eylül'ün sapsarı yaprakları usulca gelip dokunuyor terleyen yüzüme, her an ağlamaya hazır gözlerime...
Age
24
Country
Mexico
Interests
Bazen insan hiç beklemediği bir hikâyenin içine düşer ya Seyit, çok uzak olduğunu düşündüğü o hikâye bir anda kişinin kendi hikâyesi oluverir ya, benim için Eylül'ün hikâyesi de böyle bir hikaye... Büyüdüğümü, olgunlaştığımı düşünüyordum bu sonbahar. Eskisi gibi olmayacağını, artık soğukkanlılığımın heyecanıma baskın geleceği yaşlara ulaştığımı düşünüyordum. Yine yanılmışım be Seyit...
Bu gün bir kez daha henüz büyümemiş olduğumu fark ettim ve bir kez daha içimdeki uslanmaz çocuğa teslim ettim her şeyimi. O da beni bak nereye koşturdu...
Bu sabah bütün yükümü sırtıma alıp yola koyulurken, yolumun ona açılacağı aklımın kıyısından bile geçmiyordu. Daha önce görmediğim bir vadinin içinden güneşin son kızgınlığının altında inadına yürürken, az ileride, akarsuların birleştiği aynı vadinin ağzında bir Eylül hikâyesine çarpacağımı, bir gözyaşı fırtınasına tutulacağımı ve bu yazının başına oturmadan az önce gerilla ağabeyinin vuruluşuna gözyaşı döken ve yine ağabeyi gibi gerilla olan bir kız kardeşin yanı başında gözyaşlarımı tutamayacağımı kim bilebilirdi...