About TÜRK ÜM,TÜRKÇÜYÜM..EVET IRKÇIYIM..ERCİŞ/VAN
http://images-003.cdn.piczo.com/p4/img/i201824151_49210_4.gi
Created by
AvrasyaTURK56
Latest Activity
May 31, 2007
Date Joined
May 31, 2007
About this user
T Ü R K 'Ü M, TÜRKÇÜYÜM..
Evet , ırkçıyım !.
Benim soyumun tarihinde Irkçılık ve Turancılık var. Eğer böyle olmasaydı bugün bir tek Türk bile kalmaz , yabancı soyların gücüyle erirdi. Irkçılık benim soyumun temizliğinin sırrıdır. Turancılık ise ırkçılığımın dinamiğidir , harekete geçmiş halidir. Benimle aynı soydan gelmiş insanları bir arada görmek tek hayalim , tek ülkümdür.
Irkçı olmayan Türk , Türklüğünü koruyamaz. Türkçe konuşan bir yabancıyla evlenir ve eriyip gider. İçimizde barınan tehlikenin büyüklüğünün farkında olunmalıdır. Türklerle aynı dini inancı paylaşan , onlarla aynı toprakta yaşayan , aynı vatandaşlık tabiyetinde olan ve haliyle Türkçeyi mükemmel konuşan gayri Türkler , soyumuzu bozmaya güdülenmiş topluluklardır. Bunlardan Kürtler , nüfusu en hızlı artan ve sinsi olanıdır. Ermenilerden daha tehlikelidirler. Çünkü , bizimle aynı dini paylaşmaktadırlar. Kolayca Türklerle ilişki kurabilen hatta bazan takiyye yaparak kendilerini "Türk" olarak nitelendiren bu topluluk . , okumuşundan cahiline Kürtçüdür.
Kürtler , Türk ırkından değildirler. Hint -- Aryan ırkı dediğimiz soy ailesine ve dil grubuna bağlı , İran`ın batısında dağlarda yaşamış , gayet ilkel bir hayat sürmüş , tek bir devlet bile kuramamış topluluktur. Osmanlının ve daha öncelerde Selçuklu hakimiyetinin doğru olmayan politikaları ile Anadoluya girmişler , içimize yerleşmişlerdir. Cumhuriyet dönemi ve öncesinde çıkan Kürt isyanlarını bastırmak amacıyla Kürtler Anadolunun ortasına ; Konya , Kayseri , Sivas gibi Türk şehirlerine dağıtılmıştır. Konya şehri Kürdün elinde talan edilmektedir. Günümüzde , Kürt nüfusu batı Türkiyenin her yerindedir. İzmir , İstanbul adeta Kürtten geçilmez haldedir. Mafyacılıktan uyuşturucu ticaretine , dilencilikten hırsızlığa her pisliği yapabilen bu Çingenelerin amca oğlu etnikler , Türkiyenin devlet kademelerini de ele geçirmekten geri durmamışlardır. Bu gerçeklerı çıkıp televizyon programlarında söyleseniz sizi derhal tutuklarlar. Ama Elif Şafak yosması Türklere ağzına gelen yalanları kıvırdığında ifadesini bile almadan serbest bırakırlar. Birde ülkenin başbakanından "aferin çikolatası" alırlar. Buyrun işte Türkiyemiz...Kimlerin eline kaldığımız , hangi nesepsizlerin at sürdüğü yollarda olduğumuz gün gibi açıktır..
AMACIMIZ:TÜRK IRKINI KORUMAK...VE KÜRDLER,ERMENİLER,YUNANLILAR,YAHUDİLER,EMPERYALİSTLER DÜŞMANIMIZDIR..VATANA HAİNLİK EDEN EN BAŞDA KÜRDLERİN KATİLİ OLACAĞIZ..TURAN DA TÜRK KANI DÖKEN PİÇLERDEN 1000 MİSLİ HESAP SORACAĞIZ...SORUYORUZDA..
ERCİŞ-VAN/SİİRT
Age
39
Hometown
SİİRT
Country
Turkey
Interests
TÜRKÇÜLÜK
Türkçülük, Türk milliyetçiliğinin adıdır. Kelimenin sonundaki ek, yerine göre mensup¬tuk, sevgi, taraftarlık gösteren bir ektir. Türkçülük de Türk sevgisi ve taraftarlığı demek olduğuna göre, kelime, yerinde kullanılmıştır. Başka milletlerin Türk taraftarlığı ve Türk sevgisi bu kelime ile ifâde olunamaz. Zaten başka milletlerin Türk'ü sevmesi de gerçekten bir sevgiye değil, geçici bir nezâkete, çıkara, siyâsî zaruretlere işarettir. Türk'ü gerçek olarak, Türk'ten başkası sevmez.
Türkçülük bir ülküdür. Ülküler, milletlerin mânevi gıdasıdır. Ülküsün milletlerin en talihlisi dahi silik ve sönük kalmaya mahkûmdur. Eğer bu millet talihli de değilse, onun sonucu yenilmek, ezilmek, hattâ yok olmaktır.
Ülküler, gerçekle hayâlin karışmasından doğmuş olan, düne bakarak yarını arayan, milletle¬re hız veren ve uğrunda ölünen büyük dileklerdir. Milletler, ölebildikleri kadar yasama hakkına sahiptirler.
Türkçülük, büyük Türkelin de, Türk uruğunun kayıtsız şartsız hakimiyeti ve bağımsızlığı ile Türklüğün hor yönden bütün milletlerden ileri ve üstün olması ülküsüdür.
Bu ülkü, geçmişte, birkaç kere gerçekleşmişti. Büyük Türkçülük ülküsü ve inana ile yetişen gençlik sayesinde yarın yeniden gerçek olacaktır.
Türkçülük, dün bir kaynaktı; bugün çaydır. Yarın coşkun bir ırmak olacak ve önünde yabancı duygu ve düşüncelerden gelen bütün engeller yıkılacaktır.
Türkçülük, dört kaynaktan geliyor
1 - Kökü çok eski olan ve Türk urubunun şuuraltında yüzyıllardan beri yaşayan milliyetçilik;
2 - Tanzimat'tan sonra, Avrupa'daki milliyetçiliklere benzeyen halkçı bir hareketin bizde de tatbik olunmasını isteyen milliyetçilik hareketi;
3 - Devletimizin içindeki yabancı unsurların ihaneti dolayısıyla doğan tepki;
4 • Türklerin 200 yıldan beri çektikleri büyük
sıkıntılar.
Bu dört kaynaktan gelen düşünceler birbiriyle kaynaşıp yoğrularak bugünkü Türkçülük ortaya çıkmıştır. Türkler, Türkçülük ile güçlenecek, kurtulacak, ilerleyecek, yükselecektir.
Bir millet yükselme irâdesini tanımazsa, kendi¬ne güveni olmazsa, başkalarını taklitten başka bir şey yapamazsa, geçmişiyle övünmezse, başkaların¬dan üstün olmak istemezse, ülkü için ölümü göze almazsa, savaştan korkarsa, o millet içinden çürümüş demektir.
Bugün ülküler ve kahramanlar çağında yaşıyoruz. Geçmiş haklara dayanılarak dâvaların Öne atıldığı, hesapların görüldüğü günlerdeyiz. Kan çağlayanları, kılıç şakırtıları ve gülle sesleri içinde yarının neler hazırladığını bilemiyoruz. Bu kasırga arasında, milletlerin yalnız geçmişlerin hatırlayarak millî ülkülerine yapıştıklarını görebiliyoruz.
Geçmişi olmayan, yahut olup da unutan, millî ülküsü bulunmayan devriliyor.
İnsanlığın tarihinde büyük kasırgalar en eskiden zaman zaman gelip geçerdi. Gitgide bu kasırgalar sıklaşıyor. Bu gidişle tarih, ebedi bir kasırgadan ibaret kalacak gibi gözüküyor. Bugün ayakta kalabilmek için eskisi kadar sağlam olmak yetişmiyor. Çok güçlü, çok sağlam, çok sert, çok yürekli olmak gerekiyor. Bunun da bizim için birinci şartı, Türkçülük ülküsüne sıkı sıkıya yapışmaktır. Şaşıran, ürken, sapıtan milletleri, tarih bağışlamıyor.
Türkçülük ülküsü bizden amansız bir görev ahlâkı istiyor. Subay hiç yorulmadan altı saatlik tâlimini yaptırırsa, öğretmen bıkmadan öğreticilik işini yaparsa, memur sinirlenmeden halka kolaylık göstermeye devam ederse, Öğrenci her şeyden önce dersini bellemeye çalışırsa ve bütün görevlerle rütbeler arasına ne caka, ne gösteriş, ne dalkavukluk, ne de ilgisizlik olmadan bir ahenk kurulursa, aşağıdakiler yukarının buyruğunu ukalâlık saymaz, yukarıdakiler de aşağının doğru ihtarlarına kızmazlarsa, bütün karşılıklı islerde, görüşme ve konuşmalarda ne ikiyüzlülüğe kaçan nezâket, ne de kabalığa kaçan sertlik bulunmazsa, görevin biz den istediği şey yapılmış olur.
Gerçekten Türkçü olmak kolay değildir. Her önüne gelen Türkçü olamayacağı gibi, her Türkçüyüm diyen de Türkçü olamaz.
Her Türkçü, bulunduğu yerin görevini inançla yaparsa, Türkçülük ülküsü sağlamladır, Türklük güçlenir.
Türkçülerin ilk işi, görevlerini, arınmış gönül ve inanmış yürek ile sapmaktır.
(Orhun, 10. sayı, 1 Ekim 1943)
T.T.K ------- T.T.B.D.
TÜRK IRKI SAĞOLSUN...
www.turkintikambirligi.tr.cx
www.basbugataturk.tr.cx
www.hunturk.net
WWW.ttbd.org