Sort by time | Sort by thread (beta)

Link to this comment:

Share to:

All Comments (93)

Sign In or Sign Up now to post a comment!
  • 6:00 - İsraillli Mordehay Bosmat'ın Ankara Kalecik'te 2 milyar dolarlık projesi mahkemelik oldu 15 Haziran 2007 - Iste bu olay ört bas edilmistir siyonist israilliyet (hür duvarci) gazetesinde.

  • 5:00 Erbakan ve Kücük nasil beraber olmuslar dinleyin.

  • 4:05 Tayyip Erdogan in Siirt den secilmesi konusu. Cok ilginc millet hic sorup sorusturmadan bu olayi kabul etti

  • 2:07 de itibaren gercekleri dinleyin. Neden Erbakan i mahvettiklerini ögrenin!

  • yalcin goccukte pek maskara bi herif yaaaw

  • bunu kim adam yerine koyuyoki manyak bu deli

  • ne kadar doğruyu söyleyen adam varsa hepsi içerde.

  • vay be kor olur badem gozlu olurmus erbakani bu tipteki insanlarin bu kadar sevdikerini bilmiyordum

  • HADİ KÖPEK SOYSUZLAR SEN SUNUCU ŞEREFSİZ USLUPLU OL SENİN SÜLALENİ...... KÜFÜR ETMEKTE İSTEMİYORUM YA SİZ NE KADAR BÖLE SİZDE HAİNLİK SEZİYORUM İÇİMDEN BİR SES DİYO Kİ BUNLAR MASONLARIN YALTAKLARI YANİ GRUP SÖZCÜSÜ GERÇEKTEN ÖLEMİ EVET ÖLE EVET EVET VALLAHİ ÖLE AMA NE YAPSANIZ TÜRKİYE LİDER ÜLKE OLACAK VE BİR LİDERİMİZ OLACAK BİZİM DEĞİL DÜNYANIN O hz mehdi dir siz bundan korkduğunuz için mehdiyetin desteklenmesinden o yüzden herhalde ama geliyor TÜRK İSLAM BİRLİĞİ GELİYOR :) :) :9

  • sen kiminle ittifak halindesin it yalçın pkk yı kuran sensin

  • bagirdigi zaman sanki biri kicina yanan odun jopu sokuyor cikariyor sokuyor cikariyor hahahahahahha

  • yalçın küçük senin ananın o çürümüş kemiklerini sikiyim ben amına koydumun türk düşmanı

  • yalçın küçük çok büyük bi köpeksin şerefsizsin sana daha çok şey yazarımda seni doğuran o lanetli amı sikiyim

  • bu yalçın küçük kadar soytarı bi herif varmı acaba Türkiye'de :S

    adam soyadında veya adında öz harfleri geçenlere yahudi diyor. ama kendisi öz be öz yahudi piçidir. !

  • iki milyarparanin ustune nasil yatti once onun hesabini versin bu iktidar onu nasil caktirmadan kolluyor kendi yetmemis gibi birde coluk cocuk damat dorun olmeden onlarin tadlarini hazirlamaya bakiyor gozunu toprak doyursun....

  • @haydabere

    Gercekten bir insani tanimak istiyorsan kardes hayatini tarihini oku ondan sonra kararin neyse ver. Gelipde atilmis bir iftirayi olmadigi halde tekrarlamak hemi sacma hemi gereksiz. Hocamızın Hazine'ye 1 kuruşluk borcu yoktur. Refah Partisi 1997'de 714 milyar lira, DYP 1,5 trilyon, Anavatan ise 1,3 trilyon Hazine'den yardım aldı. Bu rakamlar, Anayasa Mahkemesi'nin inceleme raporlarında yer alıyor. Burada ise 'Refah Partisi 1 kuruşluk harcama yapmamıştır' deniyor kardes.

  • bu yalçın küçükün karısını kızını sikeyim bu pislikler kim bunların amına koyum

  • bu adamın ses ayarı yok mu?

  • mason g.t

  • BU ADAM PKKLIMI ??? bi türlü cözemedim bu adami

  • büyük dünya düzeni için saadet

  • Milli Görüs - HAKKI ve HAKLILIGI temsil eden bir zihniyetdir....

  • yalcin kücüge sonuna kadar katiliyorum. özellikle siirt secimleri demecindeki sözlerinden dolayi. basarilar. yükleyene tskler.

  • tabiki anliyamaz simdiki aydinlar.

    adam gelecegi ne kadar net anlatmis zamaninda.

    ama daha halen standupcu diye basliyorlar

    boyle zihniyetle hicbir yere varilamaz, maalesef

  • Sagol var ol,böyle devam

  • evet, malesef!

    ama bir gün millet Erbakan hocayi anlayacaktir! ama gec olacaktir!

    Rabbim tük milletini ve gaflete dalmis olan Muhammed Ümmetini suurlandirip kurtarsin!

  • Siyonizmi karsi tek parti var oda Saadet Partisi !! Anti laik oldu bahanesiyle kapatilan Fazilet ve Refah parisi aslinda siyonizm karisiti olduklari icin kapatildi. Ama anladilar biz kapatikca N.Erbakan yeni parti kuruyor ozaman bizde Erbakanin üzerine suc atalim ve onu Siyasetten uzaklastiralim dediler.

  • yalcin kücük a dan z ye hakli valla

  • Peki, kimlerle temas ediyorlardı ve bu sorunun cevabı kimlerle etmiyorlardı ki, olmalıdır. İsmet Paşa Hazretleri, hatıratında, Seyit Ab-Şeyh Sait İsyanı vesilesiyle asılanlar arasındadır, taharri memurlarının, İngiliz Hükümeti temsilcileri olarak gittiğini de haber Böyle dönemlerde emperyalizmin doğrudan veya dolaylı temsilcileriyle mülakat iktidar işareti dahi sayılıyordu; emperyalizmin etlikleri arasındadır, anlamına geliyordu."[5]

  • "Lüküs Hayat" operetini ve "Şişli'de bir apartıman nakaratını hatırlamak zorundayız, Şişli'de temaslar ve kabuller yapıyordu. Kaldı ki, daha sonra çok ünlendiği için biz hep Mustafa Kemal'i biliyoruz, benzerlerinin, az olmadığını da tahmin ediyoruz.

  • Masal ya, tekrar ele alabiliriz, Damad Ferid-Mustafa Kemal müna­sebeti ve tayin sırasında da mülakatı mühim olmakla beraber, bunun izni, arşivlerde bulabilir miyiz; sanmıyorum. Peki, arşivlerde izi olma­sa da, hiç bilinmediğine de ihtimal verebilir miyiz; zannetmiyorum. Kemal Paşa, o demlerde, Pera Oteli'nde ki pek lüks idi veya yine Meş­ruiyet Zamanı'nın en mutena semti olan,

  • Eğer bu da mümkünse, Kongre Azası'nın Paşa Hazretleri'nin üniforması ve yaver kordonundan rahatsız olmalarının sebebine inmiş oluyoruz. Üniforma ve yaver kordonu bahanedir; Heyet, Paşa'nın müstevlilerin adamı ol­masından ciddi mertebede şüphe ediyordu; maalesef, bu netice önü­müzdedir.

  • Burada, üçüncü hususa geliyoruz, kelamı dikkate alacak olursak, Kemal Paşa, "hem müttefiklerin ve hem de Osmanlı Hükümeti'nin temsilcisi", representative of both the Allies and the Ottoman Govern­ment, kapasitesinde, Şark'ta idi. Öyle mi, eğer öyle ise, bunun, Erzu­rum Kongresi azalan tarafından da bilinmesi tabiidir.

  • İkinci husus, "Erzurum Valisi" olarak tayin edildiği iddiasıdır. Şüp­hesiz, tayin kararnamesinde bu ifade yer almıyor, amma, çok geniş bir erkân ile yola çıkması ve tadat edilen vazifeler, böyle bir enterpretasyonun çok da yanlış olduğu intibaını vermemektedir. Bu durum ise, Kemal Paşa Hazretleri'nin, Erzurum'da toplanan kongre azaları tara­fından kabul edilmemesini ve hatta reddedilmesini daha da manidar yapmaktadır.

  • M. Kemal işgalci güçlerin adamıymış!..

    Burada önemli üç nokta var, birincisi, Mustafa Kemal ile Damad Ferid arasındaki münasebetin mutlak mahiyetini ancak daha sonraki bir tarihçinin açıklayabileceğidir. Bu, sahih bir tespit olmakla birlikte, bu münasebetin, kesin niteliğini, exact character, yazan bir ta­rihçiden hala mahrumuz.

  • Bir soru, bin soru'ya kapıdır. Şimdi açılan şudur, Mustafa Kemal hiç başta oldu mu? Bize "işte yöneten" dedikleri zaman, hep yönetilen olması ihtimali var. Doğru mu; "masal" mikyasında doğru'dur ve doğrudan daha doğru da diyebiliriz. Ama hep kuşku duyuyorum."[4]

  • Cumhuriyet'in kuruluşu olarak teorize ediyoruz. Ancak öyleyse, Hegelyen dünyada reel'dir. Ve bu bir masaldır, Cumhuriyet kurulurken, Büyük Kurtarıcı başımızda mıydı, bunu sorma cüretini, kendimizde buluyoruz.

    Eğer yoksa Gazi'yi ibra ediyoruz. Masalımızı bilerek yazdığım kesindir; "ibra" etmenin kendisinin iyi olduğunu da biliyorum.

  • Hep asılmayacağına inanıyordu, en yakın arkadaşı Mustafa Kemal baştaydı, "oyundur, asılmam" diyordu. Asıldı.

    Ama Büyük Kurtarıcı, gerçekten başta mıydı; masallar, inanılmaz sorular ile açılmaktadır. Bu soru, yirmi beş-yirmi altı yılına aittir;

  • Doğru, iç savaşlar hep korku üretiyorlar ve korku bırakıyorlar. Latife'den gayrı en yakını muhtemelen Albay Arif idi, kurtuluş savaşı sırasında bir ayı beslediği için "Ayıcı" Arif olarak da biliniyordu, Mustafa Kemal ile omuz omuza dolaşabiliyordu, bu hal, çeşitli dedikodulara da yol açabiliyordu, İzmir Suikastı çerçevesinde asıldı.

  • Ne beceriksiz bir oyun, kötü bir bulvar tiyatrosu, ikide bir Latife'yi anlatma iddiası ile çıkanlar, yıllar yılı, aynı temcit pilavını sunuyorlar. Bunlardan tek öğrenebildiğimiz, ne ölçüde kısırlaştıklarıdır; eski ve bunamışlara özgü soruların dahi dışına çıkamıyorlar.

  • Modern ve pek feminist, Uşakizade Latife, 1926 yılına gelindiğinde, çoktan Mustafa Kemal tarafından boşanmış ve diri diri mezara konmuştu. Bu İsviçre'de okumuş cesur kadının, dişe dokunur bir tek not bile bırakamaması, ne derin korku içinde yaşadığına ve daha doğrusu yaşatıldığına da işarettir. Sanki Çankaya'da yaşamamıştır, yaşamların silindiği bir dünyada idiler.

  • Abdürrahim'den Vamık Volkan'ın başak ettiği bilgi kırıntılarına göre, bir ara Çankaya Köşkü'nün hanımı Fikriye, bir gün Çankaya yokuşunda ölü bulundu, intihar etmiş olması mümkündür, ama öldürüldüğüne inananları da biliyoruz.

    Demek ki, iç savaşlar, bitmemiş yaşamlarla doludur. Biz sadece Çankaya'dan bir Fikriye geçtiğini biliyoruz. Aslında bilmiyoruz, sadece duyuyoruz.

  • Mustafa Kemal Hep Figüranmış!

    Sadece maksimalistler mi; tüm tanıklar, hiçbir tanıklık bırakamadan yok oldular. 1926 yılına geldiğimizde, Zübeyde Ana, mümtaz evladı hakkında, bir tek sözcük bile bırakmadan bu dünyadan ayrılmıştı. Üvey Babası Ragıp Efendi'nin akrabası, belki sevgilisi ve belki metresi,

  • Bir paradigma var, otuzlu yıllar, Cumhuriyet Türkiye'sinde "altın çağ" idi. Ayrıca bu dönemde, yöneten Mustafa Kemal Paşa idi; "ayrıca" yerine "çünkü" diyebilirdim. Analitik olmaya çalışıyorum; yoksa sol düşünce ve tarih doktrininde "çünkü" dendiğini biliyoruz. Sol doktrin, "altın çağ" ile Mustafa Kemal Paşa arasında mutlak bir bağ kuruyor; sebep-netice rabıtası tabir ediyoruz. Birisi varsa diğeri yoktur; birisi diğeri için sine qua non halidir."[3]

  • Şüphesiz modernisttir, ancak ne ölçüde orijinaldir, bu soruyu bırakıyorum, ama Mustafa Kemal'den daha çok İsmet Bey'in damgasını çalmaktadır, geçerken, buna işaret etmem verimlidir. Düşündürücü, demek istiyorum

  • Antep'te "gazi" halk'tır, Urfa'da "şanlı" hiç kuşkusuz emekçi halktır, dünyadaki rüzgârlar bir yana, bunlar varlar, halkçılığa itiyorlar

  • Kaldı ki Gelibolu'da çok ve Sarıkamış'ta çokça ve kütlesel ölçüde, erkek kırımı yaşamıştık, okumuş erkekleri kaybettik; maddeten, feminizme giriş yapmak zorundaydık. Öte yandan, uzun ve büyük savaşlardan çıkmış hiçbir önderlik halk düşmanlığı yapamaz, çünkü savaşan, eninde-sonunda halk'tır, Gelibolu'da tek kahraman vardır ve halk'tır, Maraş'ta "kahraman" olan halk'tır, .

  • Batı'daki lider emperyalist devlete yaranma kompleksinin bir diğer adıdır. Demek ki minimalist ve güveni tam duyamamış önderliğin bu modanın, bu konstrüksiyon rüzgardan etkilenmemesini düşünemiyoruz.

  • Mustafa Kemal Musul'u İngiliz'lere rüşvet olarak bırakmışmış!..

    Minimalizmin elinde Cumhuriyet Türkiye'sinin, bu modanın dışında, kalabilmesini düşünemeyiz. Aksine tüm edebiyata rağmen, Türk elitistlerin, güveni tam bulduklarını da söyleyemeyiz. Öyle ki, 1926 yılında, Musul'un Büyük Britanya'ya verilmesini artık sadece bir "hediye" olarak görebiliyoruz. Bunun arkasında hem güvensizlik ve hem de milli gayretsizlik olmalıdır; ikincisi,

  • Bu tedbirlik var, Esat Paşanın erken tasfiye edildiğini biliyoruz Kardeşi Vehip Paşa ile birlikte bu cephede komutandılar; Vehip Paşa bir mahir rezistans paşasıydı, şüphesiz Malta'yı gördü, amma Malta'dan kaçtı İtalya'ya çıktı, fakat Türkiye'de değil, Habeşistan'da savaşabildi. Muhtemelen Türkiye'ye kabul edilmedi; teorem budur.

    Kurtuluş savaşımız bir de kayıp kahramanlar tarihidir

  • yayınlanmamasını istiyordu, ortaya çıkan eseri yüksek tutuyorlardı, Mustafa Kemal'i çok fazla önemsediklerini düşünemeyiz, ama eseri koruyorlardı, susmak durumundalar.

  • Ne bir tek komutan ve ne de bir tek kahraman var; hep doğru yapan komutanlar ise ancak resmi tarihte yaratılabilmektedir. Mustafa Kemal Bey'e gelince, Gelibolu'da, zaman zaman harikalar yaratırken zaman zaman da büyük hatalar yapıyor ve hem Esat Paşa'dan ve hem de Enver Paşa'dan azar işitiyordu. Esat Paşa da belki de bu nedenle, yazmış olmasına karşın, hatıratının tamamının

  • Kurtuluş Savaşı destanını M. Kemal değil,kayıp kahramanlar yazmışmış!...

    Çanakkale ayrı, Gelibolu'yu, bir kale savaşı veya meydan muhare-ı görmek çok yanlış ve yanıltıcıdır; düşman savaş gemileriyle sahildedir, sürekli birlik çıkarmaktadır, plajlarda İngiliz savaş muhabirleri special correspondents, cirit atıyorlar ve plajlar birbirine akmaktadır.

  • ." Mukayese için veriyorum, Küçük Han iki bin askere sahipti, demek ki kıymet-i harbiyesi var. İnkâr edemiyoruz." (Sh:160)

  • İşte şimdi Nur Tarih'inden bir rivayet aktarmamın zamanıdır; Rıza Nur, şunları da yazıyordu: "Mustafa Kemal, Ethem'in kazandığı şöhreti bir türlü hazmedemiyordu. İçini kurtlar yiyordu. Ethem'i kendisine tehlike görmeye başladı. Onu imha fikrine düştü. Ali Fuad'ın Ethem ile beraber olduğuna kani idi. Ordu Kumandanı Ali Fuad ve Ethem'in kuvvetleri o vakit Şark Cephesi müstesna yegâne kuvvetti. On bin kişi kadar idiler

  • Darağacı'ndan döndü, gururluydu, amma, eski refiki, comrade in arms, Mustafa Kemal Paşa yaşadığı sürece gözaltında yaşamak zorunda kaldı. Ve Kazım Paşa, uzun gözaltı yıllarımda, ihtilal yolunu ve riyaset heveslerini terk etti; İsmet Paşa'nın cumhur reisliğinde meclis reisliğine razı oldu." (Sh:125)

    Rıza Nur doğruları anlatırmış ve M. Kemal Çerkez Ethem'i kıskanırmış!..

  • Belki Kazım, Kemal'i, riyaseti istediği zaman alabileceğini hesaplayarak öne sürmüştü; Mustafa Kemal Paşa'nın riyaseti alabilmesi için, her yerde Kazım tarafından desteklendiğini hep naklediyoruz. Bu masalda, Kazım olmazsa Kemal olmazdı, yollu iki "k" teoremi var. Ama Kazım, İzmir İstiklal Mahkemesi'nde, daha çok gururunu kurtarmak üzere konuştu, sehpadan korkmayan bir hali hiç terk etmedi; gelecek tarihe adını yazmak, bu ihtirası, eskiler arasında, en ziyade Kazım Paşa'da buluyoruz.

  • Demek ki, 1925-1926 periyodunda, refik-i sadık'ı Rauf'tan da kopuyordu ve bir dahi birbirini görmediler. İnsanın yol arkadaşından kopması kadar, insanın içini kavuran pek az vak'a olmalıdır; bu kavrulma da malumumuzdur. Üzerime yağan cezalar meyanındadır.

    Hep sevdiklerinden kopmuş olanlar, hep ve hiç gülmezler.

    Atatürk, sayesinde yüceldiği Kazım Karabekir'i bile dışlamış mış!..

  • Lozan Müzakereleri sırasında, Ankara'da Başvekil Rauf, var olabilmek için Londra'ya kaçabilmişti. Rauf'u, İngiliz yanlısı olarak biliyoruz ve bildiğimiz yere nefi oldu. Menfi, sürgünde yaşamak mı, idamdan daha alçak bir yaşam olduğunu hep anlatıyorum; çünkü yaşayarak biliyorum.

  • Devr-i hayatlarında Mustafa Kemal'i ikaz hatasını irtikâp edenlerden daha sonra pek malumat alınamamıştır. Unutulmaya terk edildiler." (Sh:131)

    İnsana en büyük ceza, insan'dan çıkarmaktır.

    Peki, Amasya Yaranı ne haldeler; Hamidiye Kahramanı Rauf, Mustafa Kemal'in, Şişli'de bir apartmanda en çok buluştuğu Rauf, Amasya'ya gelerek, Anatolia'da, muvakkat bir hükümet tesisi için, Amasya Tamimini hazırlayanlardan sabık Bahriye Nazın Rauf,

  • Bu kadar merak-fukarası bir cumhuriyetin yaşayabileceğine inanmakla büyük hata ettik.

    Modernist ve feminist Latife'yi de tam zamanında, diri diri mezara indirmiştik.

    İnsanoğlunun en büyük yaşatanı ve en büyük zehri, alışmaktır.

    Domuzlar, burunlarını pislikten, güzel olduğu için değil, alıştıkları için koparamıyorlar."[1]

    Doğruyu söyleyenleri hep uzaklaştırırmış!..

  • Mustafa Kemal güçlü ise, kati fiilini düşünemeyiz. Peki, Fikriye mi, biz ne kadar fakiriz, Kemal Paşa Hazretleri'nin sevgilisi idi, Çankaya'da, bugünkü Türkçe ile "first first lady", Türkçe düşmanlarının telaffuzuyla,"först först leydi'oldu ve bir gün yok oldu; resimleri dahi yok olmuştur. Vesikalık bir resmi var,uzun yüzlü ve güzelce olduğunu söyleyebiliyoruz.

  • Atatürk vefasızmış ve en yakınlarına kazık atmış (mış)!..

    Ama ne kadar acıdır; bin dokuz yüz yirmi altıya geldiğimizde, yanında, sevdiklerinden kim kaldı? Ve eğer sevdiklerimiz kalmazsa sevgimiz kalır mı? Gibi pek çok sorumuz var. Artık Zübeyde Ana yok idi ve Fikriye, intihar mı etti yoksa katledilmiş olmasın; hep beraber Selanik'ten gelmişlerdi ve bu ikinci şıkkı reddediyoruz. Ya da resmi tarihi reddediyoruz; çünkü eğer

  • En sonunda sebataistliğini ve kirli mahiyetini itiraf eden Yalçın Küçük, "Gizli Tarih" kitabında Atatürk düşmanlığını, aşağıdaki sözleriyle açığa vuruyor!.. Bu arada İsmet İnönü hayranlığını da öne çıkaran Yalçın küçük "överken sövmek, yererken yüceltmek" taktiğini kullanıyor...

    Ve içindeki gizli kini kusarken, kelimenin tam anlamıyla mide bulandırıyor!

    İşte Atatürk'le ilgili yorumlar:

  • Ucmuc,siyirmis..Öcalan`a kitaplarinda övgüler yagdiran Yalcin Kücük,eski marksist,eski maocu,eski kominist Yalcin Kücük simdi VATANSEVER olmus..Sevsinler..Yalcin amca ucmussun sen be!Kafa nanay olmus senin Yalcin amca,nonos olmussun sen yaw..

  • söyleyişi yapan yalçın küçük küçük adamlarla muhabtab olunmaz ağzı olan konuşuyor hemşerim o adamın eleştiri yapması için o adamdan daha iyi çalışmalar yapması lazım bugün erbakan hocam tayyib i eleştirir çünkü o ondan daha başarılıdır.

  • bi sikim bildiği yok... ne havlıyor anlamadım

  • Erbakan yokken ne türban diye bişey vardı ne de sorunu. Biz gençler türkiyenin geleceğiyiz ve bizi asla böyle saçma sapan oyunlara getirip birbirimizi kırdıramayacaksınız. Buna ne Amerika ne ne uşaklarının güçü yetmeyecek. Bunu anlamayan kim varsa, ister sağcı ister solcu (ki bu ayrımı yapan da) APTALDIR. Güzel günler ellerimizde. Çocuklarımızı kaosun içersinde yetiştirmeyelim. Onlara miras olarak aydınlık bir gelecek bırakalım. Saygılarımla.

  • yazık be sana yazık...

    erbakan yokken türban sorunu yokmuşmuş.bak ben kesin söylüyorum sen yüzde pısırık bir nurcu veya fethullahçısın...

    hocaya o yüzden kin kusuyorsun.

    biraz otur araştırda öğren...

    erbakan kimmiş, ne yapmış, mücadalesi neymiş?

  • bu adamin kafasi bi sikime calismiyo vaktime yazik oldu

  • konuş yalçın küçük konuş daha fazla konuş.yoksa bu hipnozdan kurtulamayacağz

  • Hocam 10 numara insansın sen şimdi Avrasyada cıkıyor

  • abicim adam az dengesiz ama haberturk e cıktıgından biraz önemli demekkii :) made in fatii

  • Ordu temiz şu an kimse merak etmesin.

  • hocamla karşı karşıya gelsen gıkını çıkaramassın hocamın kılı olsan sana küfrederim boşa gitmez ah be hocam hangi insan dayanır sana edilne laflara ama hocam bilir mahşerde war hesapta war inş.

  • kılf uyduramıyorsunuzda israil yapabilirdi diyorsunuz bugün dünyada 85 uçak firması f-4 f-5 modernizasyonu yapıyor siz cahillikten öteye gidemiyeceksiniz bunlar sebatayist cemaati illuminatistlere bağımlılar bunlar soysuz olmasaydı neden büyük ortadoğu projesi korkuturdu bizi neden arkadaşlar bunlar adam olsaydı biz niye kendi uçağımızı uçuramazdık

  • sunucu tesbit edemedi değil dangalak tesbit eddiği için o darbe oldu senin siyaset anlayışın bu kadar tesbit etiiği için d 8 kurdu ulan seni oraya çıkaranın varya tövbe tövbee

  • Zafer inananlarındır ve Zafer yakındır!!

  • O hep milli kimliği ön planda tuttu..sözü edilen israil anlaşması da rafahyol hükümetinden önceki hükümetin, israille imzaladığı anlaşmada sözü geçen uçakların modernizasyonunu israile yaptırma olayıdır.zaten amerika başka bi seçenek sunmuyordu.ama bu anlaşmayı amerika orasını işaret ettiği için yapmadık uçakları çöpe atamazdık ya başka yol yoktu anlaşmalar yapılmış bitmişti bi kere.O herşeyi ülkesi için yaptı

  • bu adamin onunde sapkami cikartirim..iste size tayyip efsanesini anlatmis..ama maalesef oy veren gene bizleriz..israil getirip koymadi basimiza biz kendimiz sectik

  • İsrail ile antlaşmayı Erbakan yapmadı ordudan başka her halta benzeyen TSK yaptı. Sırf meşru hğkğmeti zor durum a sokmak için. Bu ise vatan hainliğidir.

  • ya salaklar adam ironi yapıyor erbakanın yaptığı ekonomik atılımların birilerinin işine gelmediğini söylüyor

  • Bir kişi Erbakana dil uzatıyorsa sabetaycıdan daha beterdir. Bu halkın üzerin de çok hakkı vardır Erbanın Türkiyeyi bugün sokacakları oyun için en büyük engel Erbakan olduğu için onu yasaklamaktan başka çare bulamadılar.

  • ekonomik olarak iyi işler yaptı ama şeriata götürecek kadar da geriletti

  • Şeriattan daha ilerisi yok ama. Modernizmin batağını görmüyorsunuz değil mi ...! Erbakan bu ülkenin bölünmesi çöktürülmesi yolun da en büyük engel idi. Yasakladılar ve 28 Şubat sonrası ülkeminizin mnevi ve maddi geldiği hale bakın.

  • o 28 şubat sonrası değil 12 eylül sonrası oldu

  • Doğrudur

  • ayrıca bu dişi çıkmamış çocuk,çok cahil vede saygısız.

    Erbakanın konuşmasını anlatırken sitendap çı hitabını kullanırken aynı anda karşısındakinede sizin söylediklerinizin aynısını söyledi diyerek ona da sitendapçı diyor aslında.ikiside bunun farkında değil.cahil çocuk işte.fakat Erbakan gibi bir kişiliğe dil uzatma cüretinde bulundu,gülerek kınıyorum...

  • İyide hocam Erbakan Hocanın milli olduğunu kabul ediyorsunuzda, Hocayı iktidardan eden Askerlere niye ikide bir bilmemne Paşa Hazretleri diyip postal yalakalığı yapıyorsunuz...?

  • bu adam deli biraz, bir de islamı pek sevmeyen biri ama. tespitleri dogru. insallah hidayete erer de kurtulur..

  • bu nasil bir dusmanlik islamci yaw su islamci derken bu adam neyi kast ediyo dindar olmaya calisan insanmi yoksa laiklik dusmanimi ataturk dusmanimi neyi kastediyo bu laf tr de bir yerini almali

Loading...
Alert icon
0 / 00Unsaved Playlist Return to active list
    1. Your queue is empty. Add videos to your queue using this button:
      or sign in to load a different list.
    Loading...Loading...Saving...
    • Clear all videos from this list
    • Learn more